Mustafa son günlerde yeterince tartışıldı, biz Kemal’e bakalım.
“Senin adın Mustafa benim adım Mustafa, gel seni repackage edelim” hikâyesinin iler tutar yanı olmadığı meydanda. Belki Dede Korkut’taki Boğaç Han hikâyesinden esinlenmiş bir mitleştirme çalışması. Öyle anlaşılıyor ki kendi kuşağındaki devrimci gençlerin birçoğu gibi genç Mustafa da o devrin idolü olan Namık Kemal’den esinlenerek kendine mahlas seçmiş. Sonradan Arnavutluk’un ulusal kahramanı olan İsmail Kemal, liberal yazar Ali Kemal ve şair Yahya Kemal de aynı yıllarda aynı trendin temsilcileri.
Hatırlayalım: Namık Kemal 1888’de sürgünde öldükten sonra siyasi yönden memleketin en hassas, en yasak isimlerinden biriydi. O devirde Kemal adını almanın, teşbihte hata olmaz, 1960’larda “Nâzım”, 70’lerde “Deniz” ya da günümüzde “Fethullah” adını almaktan pek farkı yok. Siyasi cüret bakımından yani, allah korusun, içerik değil.
İtiraf edeyim, geçen sene bir vesileyle Namık Kemal’i baştanbaşa okumak talihsizliğine uğradım. A) Yüz küsur yıl boyunca bu milletin beynini kim hasara uğratmış, B) bugünkü ulusalcı teranelerinin ağababası kimmiş, bu konularda epey bir fikir sahibi oldum.
|