Neden kökenbilim demiyorsun, etimoloji diye gâvurca lafı tercih ediyorsun diye ayıplayanlar hep oluyor. Öyle ya da böyle hakikaten umurumda mı? Değil. İki türlü de kullanırım, ne olacak? Ama etimolojiye alışmışım, hem daha hoşuma gidiyor. Dünyada çeşit çeşit dil var, bir çoğunda etymologie, etimología, etümoloogia, ετυμολογία vb. diyorlar, Hintçe, Osetçe ve Estonca dahil. Onlarla aynı dalga boyunda konuşmak daha iyi değil mi, illa ayrılıkçı mı takılmak gerek?
Hem bir kere
köken ne demekmiş diye bakıyoruz. En erken 15. yüzyılda Türkiye Türkçesinde görülen bir kelime, fide ve fidan demekmiş o kadar, sanırım “kök salan bitki sapı” manasına. 19. yüzyılda Ahmet Vefik Paşa yeni anlamlar ilave etmiş: 1) fide yeri, yani İngilizce nursery dedikleri, fidanı tarlaya göçürmeden önce ilk yetiştirdiğiniz yer, 2) bir kişinin mahall-i aslisi, vatan, yerlisi olunan yer.
Yazının devamını okumak için tıklayın.