Vefik Paşa (1876) “uğursuz, müflis” demiş; Şemseddin Sami (1900) “hayırsız, haylaz, aciz, yaramaz”. Kökenini göstermeye teşebbüs etmemişler. TDK sözlüğünde 1945’ten bu yana hep “sümsük, sünepe” diye geçiyor.
Farsçada
mendbûr veya
mendebûr var, aynen bizdeki anlamda, ama ne
mend burada mantıklı bir anlam veriyor, ne de
bûr. Ferheng-i Ziya “asıl evlat sahibi mânâsına
mendbûr olup çok evlât sahibi olanlar ekseriya perişan hâtır olduklarından bu mânâya gelmiştir” diye kendince bir açıklama getirmiş, ki “halk etimolojisi” denilen hadisenin nefis bir örneği olarak zikredilebilir. Meydan Larousse (1969) aynen oradan alıp yinelemiş. Nişanyan Sözlüğü (2002) de onlara kanıp kötü yola düşmüş.
Yazının devamını okumak için tıklayın.