Radikal’de Akif Beki “keçi postundan bir tulumdur
meşk” demiş. TDK sözlüğünde meşk’in bu anlamı yok. İşin kötüsü, Anadolu ağızlarından derlemeler içeren onbir ciltlik Derleme Sözlüğünde de yok. Bir tek
meşik veya
meşük demişler, Şebinkarahisar, Erkinis ve Erzurum ağızlarında “ekin çuvalı” imiş. Akif Bey dilleri karıştırıyor olmasın sakın diye kuşkulandım, İzoli’nin Kürtçe Ferheng’ine baktım. Aha! Meşk = ayran yayma için kullanılan tabaklanmış tulum.
Meşk kêyin = yayık yaymak.
Farsçada da var maamafih,
meşk = tulum, kırba. Dolayısıyla Türkçede de kullanılmış, mesela Vefik Paşa’da var (1876). Ama Şemseddin Sami’de yok (1900). Demek ki daha 19. yüzyıl sonlarında gidiciymiş kelime.
Yazının devamını okumak için tıklayın.