Arapça sözlüğe göre
müşavere ve
istişare eş anlamlı, aynı Ş-W-R kökünden III (müfâ’ele) ve X (istif’âl) masdarları. Türkçe sözlüklerde de ikisi arasında gerçek bir anlam ayrılığı görülmüyor.
Birinci işi yapan kişiye
müşavir, ikincisine
müsteşar denir. Bunların da esasen eş anlamlı olması lazım, danışmanla danışgan gibi, ama güncel bürokratik kullanımda aralarında okyanuslar kadar fark var tabii. Ne demiştik? Dil, eş anlamlıları sevmez. Eş anlamlı kelimelere rastladı mı ne eder eder, aralarına ayrılık sokar.
Şûrâ da aynı kökten bir başka masdar, o da danışma demek. Arapçada ender rastlanan bir sözcük iken, zannederim 19. yüzyıl ortalarında Tanzimat ricali tarafından tozlu sözlüklerin bir köşesinde keşfedilip piyasaya sürülmüş.
Yazının devamını okumak için tıklayın.