Farsça
pehlevân = yiğit, kahraman, cengâver. Fars edebiyatının başyapıtı olan Şahname baştan aşağı pehlevan menkıbeleriyle doludur, pehlevanların en meşhuru da pehlevan-ı cihân Zal oğlu Rüstem’dir. Bunlar güreşçi filan değil, yanlış anlamayın, Zabulistan ve Sistan ülkelerinin hükümdarları, şahlar şahı Cemşid soyundan gelme, şehir ve saray sahibi soylu kişiler. Türkiye’de çayır güreşçilerine
pehlevan veya
pehlüvan adı verilmesi Osmanlı döneminde çıkmış, biraz amigoluk kokan bir uygulamadır. Frenkçede
champion sözcüğü de aynı evrimi gösterir; aslı “savaşçı, cengâver” iken zamanla güreşçi yahut döğüş sporu yapan kişi, en sonunda da herhangi bir sporda başa güreşen kişi anlamını kazanır.
Klasik ve modern Farsçada bu kelimeyi kesip biçmek, analiz etmek mümkün değil. Ama Pehlevî adı verilen İslamöncesi Fars diline gittiğimizde iş netleşmeye başlıyor:
pahlûm soylu, asilzade,
pahlavân bunun çoğulu, “soylular”,
pahlavîk de “soylulara ait, soylular gibi” anlamında sıfat.
Yazının devamını okumak için tıklayın.