İstanbul Belediye Başkanı geçen gün rakibine
pertavsız önermiş, piyasadan kalkmış güzel bir kelimeyi naftalinler arasından çıkarıp ortaya salmış. Farsçası
pertavsûz:
pertav = ışık,
sûz = yakan. Işıkla ateş yakan, yani bildiğimiz konveks mercek, büyülteç dediğimiz şey. Ne kadar oturaklı bir kelime! Türkçesinin –sız olması tipik bir analoji örneği: yapısı unutulmuş bir sözcük, Türkçe pervasız yahut imansız gibi örneklere uydurulup yeniden yorumlanmış.
Pertavsız ta eskiden beri bilinen bir nesne. Ama dürbün yahut teleskop öyle değil, Avrupalılar icat etmişler. 16. yüzyılın sonlarına doğru bu taraflarda boy göstermiş.
Yazının devamını okumak için tıklayın.