Arapça
semâ’, esas anlamı “üst, yüksek, en üstte olan”. Bizde en çok “gökyüzü” anlamında kullanılır. Arapçada evin damına da semâ adı verilir. Ayakkabının üst kısmı, yani tabanı haricinde kalan kısmı da semâ’dır. Bir başka anlamı “gökten yağan rahmet ve bereket”tir.
Mâ-üs semâ zemzem suyuna verilen bir admış, İslamöncesi devirden beri.
Sümeyye Arapça semâ’nın küçüğüdür, semâ’cık demektir. Zannederim kişi adı olarak kullanıldığında ikisinde de “gökten gelen rahmet” anlamı kastedilmiş. “Gökten yağan küçük rahmet”, ne güzel isim!
Mevlevi dervişlerinin zikrine
semâc denir.
Yazının devamını okumak için tıklayın.