Bazı detaylar vardır yüz defa bakar görmezsin, farkedince de hayret edersin daha önce nasıl atladım diye.
Arapçada
tehcîr yok. Daha doğrusu var da, alakasız bir marjinal kelime, “sabah güneş doğmadan yola çıkmak” demekmiş. Osmanlıca sözlüklerde geçmiyor. Geçen yüzyıl başlarında piyasada olan bellibaşlı dört sözlükte (Vefik Paşa, Redhouse, Şemseddin Sami ve Naci) bu kelime yok.
1915’te Tehcir Kanunu çıkardılar diye yazmış koca koca tarihçiler. Kanun metnini okuyorsun böyle bir kelime geçmiyor. “Nah belge!” diye gösterdikleri telgrafnamelerde vesairede yok. O günlerde çıkan gazetelerde yok. Normalde susmuşlar, mecbur kalınca sürgün demişler, “ahar mahalle nakil” demişler, ama tehcir dememişler.
Yazının devamını okumak için tıklayın.