Geçen gün Urfa’dan söz ettim ya, oranın adı Urfa değil Şanlıurfa’dır diye hatırlatma gereği duymuş birileri.
Dört-beş yıl önce çıkan
Ankara’nın Doğusundaki Türkiye kitabımda konudan bahsetmiştim, oradan aynen aktarayım. Biraz uzun olacak ama kusuruma bakmayın artık.
*
Birinci Dünya Savaşı’nın bitiminden sonra bir süre bir İngiliz garnizonu barındıran Urfa, 30-31 Ekim 1919’da Fransızlar tarafından işgal edilir. İşgal kuvveti 100 kadar Fransız ve daha çok sayıda Müslüman sömürge askerinden oluşmuştur.
İşgalden sonra şehirde Müdafaa-yı Hukuk Cemiyeti örgütlenir ve ayaklanma hazırlığına girişir. 29 aralıkta Urfa’ya atanan Jandarma Komutanı Yüzbaşı Ali Saip Bey [Ursavaş] Siverek’e giderek buradaki aşiretlerin desteğini sağlar. Aşiret kuvvetlerinden oluşan bir birliğin başında 7 Şubat 1920’de Urfa yakınlarındaki Karaköprü köyüne gelir. Fransızlara şehri 24 saat içinde boşaltmaları için gönderilen ültimatom kabul edilmeyince Müdafaa-yı Hukuk Cemiyeti milisleri ile birlikte şehri işgal eder ve Fransızları yerleştikleri binalarda kuşatır. Suruç [Kürt] ve Akçakale’nin [Arap] aşiretlerinin de katılmasıyla düşman kuvvetlerinin çok üzerinde bir kuvvet oluşmasına rağmen, savaşanların düzenli birlik disiplininden uzak olmaları nedeniyle kuşatma uzar ve çok kayıp verilir.
Yazının devamını okumak için tıklayın.