Türkçesi
yaratmak, İngilizcesi
create, Arapçası da
halk etmek. Sonuçta aşağı yukarı aynı anlamda kullanılan kelimeler. Ama köklerine inerseniz çok farklı noktalardan hareket ettiklerini görürsünüz.
Yaratmanın kökü
yaramak, o da esasen “uymak” demek. (Aklınıza yatmadıysa
yaraşmak fiilini düşünün önce.) O halde yaratmak = uydurmak. Ya da işe yarar hale getirmek, bir fonksiyona uyarlamak; alet etmek de diyebiliriz. Aynı kökten gelen
yarak kelimesini de dikkatinizi çekerim, affınıza sığınarak. Kötü bir şey değil, “alet” demek. “Donanım” ya da “gereç” de olur.
İngilizce fiilin esası Latince
creare: insan ve hayvanlarda “doğurmak, besleyip büyütmek”, bitkilerde “üretmek, yetiştirmek”. Çok sonraları kilise Latincesinde “yoktan var etmek” anlamını kazanmış; ama antik çağda henüz böyle bir konsept yok, doğal üreme kastedilmiş.
Yazının devamını okumak için tıklayın.