Koyun MÖ 8000 ila 7500 gibi bir tarihte Kuzey Mezopotamya’da evcilleştirildi, buradan dünyaya yayıldı: bu işin hep bilinen kısmı. Meğer o koyunların bildiğimiz anlamda yünü yokmuş; baharda dökülen bir tür kısa yapağısı varmış. İnsanların bundan faydalandığına dair bir belirti yok. Uzun tüylü koyun cinsi MÖ 3500 dolayında Kafkasya’nın kuzeyinde bir yerlerde zuhur etmiş: bir cins GDO imiş yani. Yün dokuma işi ancak bu tarihten sonra başlamış. Mesela en eski Sümerlerin Aşağı Mezopotamya’da bildiği tek kumaş cinsi keten iken, MÖ 3350 dolayında yünle tanışmışlar.
Bu kadarcık bir bilgiden, bakın diller tarihi hakkında ne sonuç çıkıyor.
Hintavrupa dillerinin çoğunda yün anlamına gelen kelime ortak. Özgün sözcüğün
*wlna olması gerekiyor. Baştaki /w/yi yutan dillerden Yunancada
lênos, Latincede
lâna olmuş; normal. L’yi /r/ye çeviren Hint-İran dillerinden Avesta dilinde
varınâ, Sanskritçede
arnâ olması da normal.
Yazının devamını okumak için tıklayın.