Farsça
zebâne yahut
zubâne neymiş? Bir, terazinin dilciği. İki, kemer tokasının dili. Üç, alev dili. “Her ne ki dil gibi ola” diye açıklamış Burhan-ı Katı sözlüğü, ki mantıklı görünüyor. Çünkü Farsça
zebân veya
zubân dildir, -e eki de “gibi” anlamına gelebilir. Meninski sözlüğü bir de anatomik anlam ilave etmiş “lingula pudendi mulieris” diye; Türkçesi “avretlerün ud yerlerindeki dili” demekmiş.
Türkçe vav ile
zıvâne veya
zuvâne biçimine daha 17. yüzyılda rastlıyoruz. Bu da alev dili demek. Ayrıca delice otu (ısırgan??) demekmiş. Bir de mürekkep dağılmasın diye üstüne bastırılan kumaş parçasına zıvâne denirmiş, o da dil gibi yalamaktan herhalde. 19. yüzyıla gelindiğinde başka anlamlar boy gösteriyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.