Sahnede, beyaz ışıkların odağında kırmızı giysilere bürünmüş “şeytan” var.
Kötülük sembolü, güncel dünyada ne varsa, dekorun bir parçası... Şeytanın arka planındaki dekorda, bir kumarhanede, “çılgın”, pırıltılı giysileri, kadınlarda, erkeklerde aşırı bir süs ve bu “düşük” insanlar dans ediyor, eğleniyor...
O da, ne; birden şeytan rolündeki oyuncu, cebinden çıkardığı bir Avrupa Birliği bayrağını sırtına pelerin gibi geçiriyor.
Yani, “kötülük sembollerinin” arasına bir de, Avrupa Birliği ekleniyor.
Eserin sahnelendiği yer, Budapeşte’nin Ulusal Opera binası. AB üyesi bir ülkede, devletin desteklediği bir operada, “kötülerden” biri; Avrupa Birliği...
Operada sahnelenen, Mefisto; şeytanla pazarlık için masaya oturan, şeytana ruhunu, hırslarını gerçekleştirmek karşılığında satan Faust’un hikâyesi. İtalyan besteci Arrigo Boito’nun 19. yüzyılda, Wagner’i ilham kaynağı alarak yarattığı bir opera...
Wagner’in “Alman ruhuna aykırı düşen” Yahudileri aşağılayan ve “Ren Nehri’ne bakarken gözleri dolan ve Alman topraklarına sonsuz bağlılık yemini eden” koyu bir milliyetçi olduğunu unutmamak da gerek. Günümüz Macaristan’ında, Yahudi nefretini açıkça ifade eden ve Nazilere “sempatiyle” yaklaşan aşırı sağ siyasi hareket Jobbik’in, son kamuoyu araştırmalarına göre, yüzde 30’luk bir desteğe ulaştığını da...
Nereden nereye diye düşünmeden edemiyor insan.
1991’de Orta ve Doğu Avrupa’ya yönelik olarak gerçekleştirilen, Avrupa kurumlarının kendi kamuoyu araştırması Eurobarometre’ye göre, Macaristan’da halkın yüzde 96’sının gözünde “Avrupa’nın” olumlu bir imajı vardı... 2011’de ise, yani son gerçekleştirilen Eurobarometre’ye göre ise, Macaristan kamuoyunun yalnızca yüzde 31’inin Avrupa ile ilgili olumlu algısı söz konusu.
AB’nin, artık fiilen resmî bir parçası olduğunu söyleyebileceğimiz, Hırvatistan’da üyeliğe halk desteği yalnızca yüzde 26.
Yazının devamını okumak için tıklayın.