
S. J. Watson adını birkaç ay önce duyduk. Bildiklerimiz; Watson’ın ilk romanı olan Before I Go to Sleep’in 42 ülkeye satıldığı, romanın birçok ülkede çok satan romanların başında geldiği ve Tess Gerritsen gibi gerilim ustasının “Okuduğum en iyi ilk roman” demesinden ibaretti. Watson bu ilk romanıyla Galaxy Ulusal Kitap Ödülleri’nde en iyi polisiye-gerilim kitabı ödülünü ve İngiliz Polisiye Yazarları Derneği (CWA) John Creasey Hançer Ödülü’nü kazandı. Gel zaman git zaman Doğan Kitap, Şen Süer çevirisiyle romanı Uyuyana Kadar adıyla Türkçede yayımladı. Christine Lucas’ın hiç tanımadığı bir adamla aynı yatakta uyanması ve banyodaki aynaya baktığında yaşadığı şokla başlıyor roman. Christine kendini 20 yaşında sanadursun, aynadaki sureti onu 50 yaşında göstermektedir, yataktaki adam da sıradan biri değil, onun kocası Ben’dir. Christine gerçekten de 50 yaşındadır ve her sabah uyandığında hafızası sıfırlanıyordur. Her gün sıfırlanan hafızasıyla boğuşan kahramanımız, doktoru olduğunu söyleyen Dr. Nash’tan kocasından gizli olarak bir günlük tuttuğunu öğrenir. Bu günlük her şeyi kökünden sarsacaktır. “Ve olaylar gelişir” diyerek bu bahsi kapıyor, romana dair ipucu vermek istemiyorum, ama gerçekten iyi kurgulanmış bir roman olduğunu da söylemeden edemeyeceğim.
Peki, kim bu S. J. Watson? Romanı okurken tuhaf bir şekilde Watson’ın kadın olduğunu düşündüğümü itiraf etmeliyim. Ama neyse ki yalnız olmadığımı sorularımıza verdiği yanıtlardan birinde anladım. Kadın kahramanını o kadar derinlikli anlatıyordu ki istemdışı yazarının da kadın olduğunu düşünmüştüm.
Watson 2009’da Faber Akademisi’nde Roman Yazma kursuna katılıyor. Sonrasında ise 42 ülkede satılan ve övgüler alan Uyuyana Kadar çıkıyor. Nedenlerini ve niçinlerini ise Watson’a soruyoruz... Ha, bir de öğreniyoruz ki, roman yakında sinemaya uyarlanıyor, hem de Ridley Scott ve Rowan Joffe imzasıyla...
40 yaşında gelen ilk kitapla bir bestseller olmayı başardınız. Tess Gerritsen gibi bir yazar bile “Okuduğum en iyi ilk roman” yorumunu yaptı. Sizce bu başarıyı sağlayan ne oldu?
Gerçekten emin değilim. Güçlü hikâyesi olan bir kitap yazmak istedim -elinizden bırakamayacağız türden- ama aynı zamanda sevgi ve yaşlanmak gibi evrensel konularla da ilgili bir kitap. Umarım, insanlar bu kitabı heyecan verici, canlandırıcı buluyorlardır.
Yazının devamını okumak için tıklayın.