1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 25 Mayıs 2012 Cuma 04:33
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Sibel Oral EDEBİYAT SÖYLEŞİLERİ 05.11.2010
Sibel Oral
O şimdi 14 dilde okunuyor
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Sibel Oral - O şimdi 14 dilde okunuyor Sibel Oral - O şimdi 14 dilde okunuyor Sibel Oral - O şimdi 14 dilde okunuyor Sibel Oral - O şimdi 14 dilde okunuyor Sibel Oral - O şimdi 14 dilde okunuyor Sibel Oral - O şimdi 14 dilde okunuyor Sibel Oral - O şimdi 14 dilde okunuyor Sibel Oral - O şimdi 14 dilde okunuyor
Sibel Oral köşe yazılarını web sitenize ekleyin
O şimdi 14 dilde okunuyorFantastik, gerçekçi, Yahudi, absürd, Ortadoğulu, tuhaf ama her şeyden önce insancıl... İstanbul Tanpınar Festivali etkinliklerinde Türk okurlarıyla buluşan Etgar Keret’i karşımda görünce aklıma gelen ilk kelimeler bunlar oluyor. Kitapları 14 dile çevrilen, edebiyatta olduğu kadar sinemada da parmağı ve ödülleri olduğunu düşündüğümde açıkçası nasıl bir yazarla karşı karşıya olduğumu bilmiyordum. Yayıncısı Sanem Sirer, Etgar Keret ve ben bir masada oturuyoruz. Gayet normal görünüyor, o konuşurken hikâye karakterleri aklıma geliyor, biraz konuşmaya ve bireysel tarihini öğrendiğimde anlıyorum ki bu adam “deli güzel...” Henüz Keret’in kitaplarıyla tanışmamışlar için söylüyorum; hâlâ vaktiniz var ama benden ipucu istemeyin. Çünkü ne Jetlag’daki cüceyi, ne domuz Margolis’i, ne müzeye bağışlanan kadın rahmini ne de gofret seven iblisi burada kısaca anlatamam ama ona nasıl yazar olduğunu sorabilirim... Çok kolay bir soru, evet, ama bakın nasıl “zor” yazar olmuş Etgar Keret...  

Ailenizin soykırımdan kurtulduğunu biliyoruz. Onlardan nasıl hikâyeler dinlediniz?
Ailem soykırım zamanı çocuklarmış ve gettolarda büyümüşler. Dinlediğim hikâyelerde ana karakterler hep sarhoşlar ve fahişelerdi. Bir fahişenin kim olduğunu ve ne yaptığını sorduğumda bana hep bir başkasının sıkıntı ve dertlerini dinleyen biri olduğunu söylerdi babam. Bir sarhoş ise tıbbi anlamda kutsanmış bir kimseydi. Bu tarz sert bir gerçeklik çocukken dinlediğim bütün hikâyelerde mevcuttu. Şehirli masallarda diyebiliriz bunlara aslında...

Bunlar biraz sizin hikâyelere benziyor... Siz nasıl tanımlarsınız hikâyelerinizi?
Biraz ama babamınkiler çok komik değillerdi, klasik çocuk öyküleriydi aslında. Tanımlamaya gelince; benim öykülerim yetişkinler için çocuk masalları sayılabilir.  

Olgusal gerçekçilik ile kökten gerçekçilik arasında gerçeklik deneyiminin kişiselliği üzerinden bir ayrım yapıyorsunuz ve yazılarınızın birçoğunu kökten gerçekçiliğe sığdırıyorsunuz. Bunu biraz açıklar mısınız?
Sanatta insanlar genelde realizm ve hiperrealizme inanıyorlar ama bana sorarsanız gerçekçilik bence fazla önemseniyor.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Sibel Oral Makaleleri:
  1. Çok satanlar çok mu iyi - 29.04.2012
  2. Dünya“uyuyana kadar”onu okuyor - 24.01.2012
  3. Kendimle didişiyor ve eğleniyorum - 15.11.2011
  4. Yenildik ama biz haklıydık - 05.10.2011
  5. Bir gün bir kitap okudum ve... - 18.09.2011
  6. Şiir benim aklım, düzyazı iradem - 04.09.2011
  7. Notos, yazılarımdan önemli - 03.09.2011
  8. Roman beni seçti, yazdım - 29.05.2011
  9. Edebiyat dünyayı değiştirebilir ama... - 15.05.2011
  10. Darbe trajik bir kazaydı - 08.05.2011
  11. Düşündürmeden güldürecek - 05.04.2011
  12. Yazar çok ama çeviren yok - 17.03.2011
  13. Cıvayla mühürlenmiş bir aşk - 06.02.2011
  14. ‘Biz Almanlar çok okuruz’ - 01.02.2011
  15. Leyla İpekçi: ‘Herkesle kelime kardeşiyim’ - 30.01.2011
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  ‘Bomba düştü’ paniği
  Joey Barton’a 12 maç ceza verildi
  Metroda mahsur kaldılar
  Org. Özel: Türkiye bölgesel aktördür
  Fenerbahçe’nin muhtemel rakipleri
  Beşiktaş, Uğur Boral ile anlaştı
  Dünyanın en çok kazananı boksör Pacquiao
  Askerin ölümü intihar değil
  Çiller’e şantaj soruşturmada
  İki şehrin hikâyesi Madrid ve Tokyo
  Serap’ı molotofla yakanlara müebbet
  Burak’ın cezası bir maç düşürüldü
  Hizbullah liderinin öldüğü yalan
  Mersin İdmanyurdu Bobo’yu istiyor
  Milliler, Gürcistan’ı 3-1 mağlup etti

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 25.05.2012
Erdoğan’a ne oluyor
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 25.05.2012
29 Mayıs
MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 25.05.2012
Kürşat’la polemik!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 25.05.2012
Kıvılcım

Ali Abaday - 25.05.2012
Çocuktan öğren birey olmayı
DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 25.05.2012
İdris Naim Şahin: AKP’nin bilinçaltı
SOLAÇIK
Melih Altınok - 25.05.2012
Kusura bakmadık, kahrolduk Sayın Başbakan
GEÇ KALMIŞ YAZILAR
Namık Çınar - 25.05.2012
Sönmüş yıldızlar, köhnemiş ideolojiler
AĞLARIN İÇİNDEN
Fatih Uraz - 25.05.2012
Futbolun ölüp bittiği yok
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 25.05.2012
Medya, Facebook’la ilgili aldatıcı reklâm yaptı
-
Ali Erden - 25.05.2012
Bal ve kan diyarında trajediler
MÜBAREK CUMA
Ramazan Rasim - 25.05.2012
Peygamber Efendimiz Uludere için ne demişti
DAHA DA YAZMAM
Tuncer Köseoğlu - 25.05.2012
Ben Erkan Encü
TUVALE KARŞI
Tayfun Serttaş - 25.05.2012
Karolin’in suçu ve suçunun aleti
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Sibel Oral - "O şimdi 14 dilde okunuyor" başlıklı köşe yazısı
25.05.2012 04:33:54