Genç Parti Genel Başkanı Cem Uzan 2002’de genel seçimler öncesinde aşırı milliyetçi ve popülist vaatlerde bulunmuştu. Bunlardan biri de ilköğretimde bedava kitap dağıtmaktı. Bu popülizmi çok beğenen AKP bu vaadi aynen alıp 2002 yılında seçim propagandası olarak kullandı.
AKP’nin seçimleri kazanmasının ardından, seçim öncesinde verilen söz gereğince ilköğretimde bedava kitap dağıtımı başladı. Fakir zengin ayrımı gözetmeden ders kitapları çocuklara verildi.
AKP’nin okullarda öğrencilere bedava ders kitabı dağıtımı özellikle küçük işletmeleri vurdu. Anadolu’da yaklaşık 25 bin kitapçı kapandı. Zira bu kitapçılar okul kitabı satarak yaşayabiliyorlardı.
Öte yandan okul kitaplarının devletleştirilmesi devlet bütçesine ilave yük de getirdi. Türkiye’de yılda 160 milyon ders kitabı basılıyor. Bu kitapların yüzde 60’ının basımını Milli Eğitim Bakanlığı’nın matbaaları yapıyor.
Devletin matbaaları, devletin yetersizlikleri nedeniyle etkin çalışamadığı için kitap maliyetleri yükseliyor. TOBB Eğitim Sektör Meclisi Raporu’na göre, 2003 yılından beri devlet tarafından 127,5 milyon YTL fazladan kitap baskı fiyatı ödendi. Bedava kitap için devletin ödediği toplam tutar 500 milyon YTL’ye ulaştı.
Görülüyor ki popülist bir seçim sloganını uygulamak büyük bir hata oldu. Zengin, fakir ayrımı gözetmeden yapılan bu uygulama kaynak israfına yol açıyor. Halbuki kitabın bedelini ödemeye gücü yeten öğrenci ders kitabını piyasadan satın alsa devletin kitap için harcamaları azalacak.
Herkese bedava ders kitabı uygulamasından yapılacak bu tasarrufla, devlet, fakir çocukların okul kitaplarının yanı sıra kırtasiye ve giysi ihtiyacını da karşılayabilir. Böylece fakir aileler okullar açılırken rahat bir nefes alır. Ama iş siyasetçinin popülist uygulamasına dönüştüğü için, pazartesi günü okullar açılınca dağıtılacak bedava kitaplar gene fakir öğrencilerin gerçek ihtiyaçlarını karşılamayacak.
Ayrıca bedava ders kitabının sonucunda roman ve diğer kitapları satan küçük işletmelerin kapanması tek tip düşünceye hem de piyasada tekelci büyük işletmelere zemin hazırlıyor.
Büyük şirketler özelleştirilirken küçük kitapçıların devletleştirilmesi tek tip düşünen muhafazakâr insan yaratma politikası mı? 25 bin küçük kitap satıcısının ortadan kaldırılması bu soruyu akla getiriyor. Anadolu, ders kitaplarının dışında farklı görüşleri, duyguları anlatan kitaplara ulaşamıyor. Zira bu kitaplar da okul kitabı satışıyla varlığını sürdürebilen bu küçük kitapçılarda satılıyordu.
Devlet ders kitabı basımı ve dağıtımı işinden hemen çıkmalı, küçük kitapçıya hayat hakkı tanımalı. Bedava ders kitabı uygulaması gelecek ders yılından itibaren derhal kaldırılıp fakir çocukların kitap, kırtasiye, giysi ve yiyecek ihtiyacını karşılayan bir projeye dönüştürülmeli.