Özel sektör et üreticileri Tarım Bakanlığı’nın ve Türkiye İstatistik Kurumu’nun verdiği hayvan sayılarının yanlış olduğunu ileri sürüyorlar. Çünkü Tarım Bakanlığı’nın “hayvan küpesi” saydığını belirtiyorlar. Oysa Bakanlığın ve TÜİK’in “hayvanları” sayması gerektiğini belirtiyorlar. Et üreticileri, hayvan küpelerinin devlet yardımı almak amacıyla ilden ile dolaştırıldığını belirtiyorlar. Hatta küpe ticareti yapanların hayvan küpesini “tanesi 50 lira bedelle” sattıklarını söylüyorlar. Eğer söylenenler gerçekse, et fiyatlarındaki artışın “arz noksanlığından” kaynaklandığını düşünebiliriz.
Et fiyatlarındaki artış sadece hayvan sayısındaki azalmayla bitmiyor. Hayvan üreticileri “son iki yılda, sekiz büyük firmanın altı aylık 500 bin erkek dana topladığını ve bu hayvanları kestirmeyerek fiyatları yukarı çektiklerini” belirtiyorlar.
Peki, et fiyatlarındaki artış ekonominin diğer kesimlerini nasıl etkiliyor? Et fiyatlarının artışı lokanta, kebapçı, dönerci, kasap ve market türünden hizmet verenleri olumsuz etkiliyor. Pek çok kebapçının, et fiyatlarının artışı nedeniyle, müşteri bulamadıkları için iflas ettiği son günlerde basına yansıyor. Kapanan işletmeler, istihdamı da olumsuz etkiliyor.
Türkiye’deki et fiyatlarının dünya fiyatlarıyla mukayesesine gelince.
Yazının devamını okumak için tıklayın.