Amerikan Hazine Bakanı Hank Paulson sosyalist olmakla suçlanıyor. Hazine Bakanlığı görevine gelmeden önce Goldman Sachs yatırım bankasında yönetim kurulu başkanı olan Paulson da bu suçlamalar karşısında şaşırdı ama doğru olanı yapmaktan da geri durmadı.
Paulson’un sosyalist olarak suçlanmasının nedeni, fakirlerin ödeyemediği konut kredileri nedeniyle zor duruma düşen Fannie Mae ve Freddie Mac şirketlerini kurtarmak. Bu iki şirket düşük faizli konut kredilerine garanti vermişti.
Amerikan Hazinesi, Fannie Mae ve Freddie Mac şirketlerinin hisse senetlerinin bir kısmını üç hafta önce piyasadan satın almıştı. Hazine Bakanı Hank Paulson pazar günü iki şirketin yönetiminin kontrolünü de ele aldıklarını açıkladı.
Paulson, şirket yönetimlerine devletin el koymasının amacının finansal piyasaları rahatlatmak ve vergi mükelleflerini korumak olduğunu belirtti. İki şirketin mali yükümlülüklerinin ve garantilerinin toplamı 5,4 trilyon doları buluyor. Amerikan Hazinesi’nin kurtarma amacıyla yaptığı gider ise Irak’taki savaş harcamalarının iki aylık tutarına eşit.
Buna rağmen Cumhuriyetçi Parti senatörleri ve milletvekilleri kurtarma operasyonundan rahatsızlar. Yapılan bu kurtarma operasyonunun ahlaki olmadığı görüşünü savunuyorlar. Onlara göre, devlet böyle durumlarda vatandaşı kurtarmak için müdahale etmemeli.
Halbuki geçmişte Richard Nixon’ın başkanlığı döneminde Lockheed Aircraft, Penn Central Railroad, Jimmy Carter döneminde de Chrysler firması kurtarılmıştı. Hatta altı ay önce Bear Stearns bankası kurtarıldı.
Cumhuriyetçi senatörler ve milletvekilleri büyük şirket ve bankaların kurtarılmasına hiç ses çıkarmadan destek verdiler. Anlaşılan ABD’de şirketlere gösterilen ihtimam borcunu ödeyemeyen vatandaşa gösterilmiyor. Onlara göre borcunu ödeyemeyen vatandaşın evini hemen elinden almak şart.
Amerikan Hazine Bakanı Hank Paulson’un hazırlayıp uygulamaya koyduğu kurtarma planı 400 bin fakir konut sahibini kurtardı. Ayrıca bu kurtarma planı sadece fakir konut sahiplerini değil sermaye piyasalarını da uçurumun eşiğinden döndürdü.
Eğer Fanne ve Freddie konut finansman şirketleri kurtarılmasıydı, Amerikan menkul kıymet borsaları çökecekti. Amerikan menkul kıymet piyasasının çökmesi küresel piyasaları da aynı şekilde olumsuz etkileyecekti. Finans piyasalarının çökmesi reel kesime de sıçrayacağından dünya ekonomisi büyük bir bunalıma girebilirdi.
Hazine Bakanı Hank Paulson “piyasa ne derse o olur deseydi” 400 bin fakir Amerikalı ile birlikte dünyada pek çok fakir insan yaşanacak krizin etkisiyle çok acı çekebilirdi. Ama Paulson bunu yapmadı “piyasanın yetersizliklerini” görerek müdahale etti. Çünkü derecelendirme şirketleri tarafından yatırımcı için en üst güven notu olan AAA dereceli menkul kıymetlere garanti veren iki finans şirketi batmaktaydı. Fakirlerden yana tavır koyan ve serbest piyasayı bir süre askıya alan Amerikan Hazine Bakanı Hank Paulson’u suçlamak yerine, onu “cesaretli bir kurtarıcı” olarak görmek gerekiyor.