Merkez Bankası Başkanı geçen hafta yaptığı açıklamada, faiz indirimlerine bu aydan itibaren başlanacağı mesajını verdi. Başkan’ın bu açıklaması, dış faktörlerden olumsuz etkilenen döviz fiyatlarındaki artışı hızlandırdı. Cuma günü dolar/YTL paritesi 1.24’ü aşarak son iki ayın en yüksek seviyesine çıktı ve hafta sonunda bir miktar gerileyerek 1.22 düzeyine geldi.
Döviz fiyatlarında geçen hafta yaşanan bu hızlı artış eğer kalıcı olursa enflasyonu yükseltici yönde etki yapar. Liranın değer kaybına neden olacağı için Merkez Bankası’nın bu zamansız faiz indirimi açıklaması, aksini iddia etse de izlemekte olduğu “yüksek faiz- düşük kur” politikasına aykırı.
O halde Merkez Bankası bu açıklamayı niye yaptı? Merkez Bankası’nın 15 Mayıs 2008 tarihinden başlayarak yaptığı 1,5 puanlık faiz artırımları sonucunda YTL aşırı değerlendi. Tüketici fiyatlarını baz alan Reel Kur Endeksi tarihinde ilk defa Ağustos ayında 194 düzeyine ulaştı. Bu endeks düzeyi YTL’nin tarihinin en yüksek değerine ulaşması anlamına geliyor.
Gelinen bu noktada dolar/avro paritesinin de dolar lehine gelişmesi, ürünlerinin büyük kısmını Avrupa’ya satan ihracatçıyı iyice zora soktu. Yaşanan bu olumsuz durum Merkez Bankası’nı korkuttu. Hatta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Merkez Bankası Başkanı’nı uyardığı basına yansıdı. İşte bu faktörlerin etkisiyle Merkez Bankası Başkanı “küresel ekonomik krizin ortasındayız” derken, diğer taraftan da faiz indirimine başlayacağını söyledi.
Peki, Merkez Bankası faiz indirmeye başlar mı? Dolar/YTL paritesi tekrar 1.20’nin altına gerilemediği takdirde, Merkez Bankası faiz indirimine gidemez. Merkez Bankası faiz indirimi yaparsa dövizdeki kazanç imkânı artacağından yatırımcı dövize talebini arttırır. Dövize talebin artması döviz fiyatlarını derhal yükselteceği için enflasyon hızla yükselir.
Aslında Merkez Bankası döviz kurunu düşük seviyede tutmak için yaptığı gereksiz faiz artırımlarının cezasını çekiyor şimdi. Politika faizleri Nisan, Haziran ve Temmuz aylarında 1,5 puan artırılıp 16,75’e çıkarılmasaydı, dolar/YTL paritesi Ağustos ayında 1.15’ inmez ve ihracatçıyı bu kadar rahatsız etmezdi.
Aldığı kararlar ve bu kararlara bağlı sonuçlar değerlendirildiğinde, yatırımcıların karşısında istikrarlı bir Merkez Bankası olmadığı rahatlıkla söylenebilir. İstikrarsız bir Merkez Bankası ise bize enflasyon hedeflemesi rejiminin önemli bir unsurunun eksik olduğunu gösteriyor. Bu nedenle yatırımcı, Merkez Bankası’ndan korunmak için artık çok dikkatli olmalı.