Türkiye son yirmi yıl içinde tarım alanında büyük bir kayba uğradı. Hayvan sayısı neredeyse yarıya indi. Kırk milyon koyun yirmi milyona, dokuz milyon keçi beş milyona, on iki milyon sığır on milyona geriledi. Balıkçılık unutuldu. Hububat, sebze ve meyve üretimi bir kenara itildi.
IMF, Dünya Bankası ve Avrupa Birliği uzmanlarının önerileri, zengin ülkelerin, kendi çiftçilerine yaptıkları “devlet yardımları” dikkate alınmadan aynen benimsendi. Ve Türkiye’de tarım “verimsiz bir sektör” olarak ilan edildi. Ama biyoyakıt üretiminin devreye gireceği Türkiye’de uzmanlar ve siyasetçiler tarafından öngörülemedi. Biyoyakıt üretmek için ayrılan tarım alanlarının, gıda üretimini, nasıl kısıtlayacağı hesap edilemedi. Böylece dünya gıda fiyatlarındaki hızlı yükselişler öngörülemediğinden, Türkiye, büyük bir gelir kaybına uğradı. Neyse, yaşanan körlük nihayet dün, Resmî Gazetede yayınlanan tarım teşvikleriyle bir parça aydınlığa dönüşmeye başladı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.