Türkiye’de yaşanan iç siyasi gerginliklerin ortadan kalkması bir anda Türk Lirası üzerindeki risk faktörünü azaltmıştı. Anayasa Mahkemesi’nin AKP’yi kapatmama kararının ardından döviz mevduat hesaplarından 4,5 milyar dolar bozularak Türk Lirası’na geçildi. Liranın Amerikan Doları karşısındaki paritesi 1.15 seviyelerine kadar indi.
İç siyasette yaşanan gelişmeler ekonomide böyle olumlu etkiler yaparken, birden olumsuz dış faktörler devreye girdi. Kafkasya’da yaşanan çatışmalar özellikle Türkiye için bir risk olarak görülmeye başlandı.
Son bir haftadır yabancı yatırım bankaları yatırımcılar için yazdıkları tavsiye raporlarında Türk Lirası varlıklarını azaltmalarını öneriyorlar. Onlara göre, önümüzdeki üç hafta lira için belirsizlikler getirebilir. Bu belirsizliklerin oluşmasında, Türkiye-Rusya ilişkilerinin gerileceği ihtimali ağır basıyor.
Gerginlik ihtimaline rağmen iki tarafın sonunda hep makul adımlar attıkları dikkati çekiyor. Çünkü Türkiye-Rusya (Bağımsız Devletler Topluluğu) dış ticaret hacmi 2007 yılı sonunda 41,3 milyar doları buldu. İki ülke arasındaki dış ticaret hacmi 2008’in ilk altı ayında 30 milyar dolara ulaştı, yıl sonunda ise 60 milyar doları geçmesi bekleniyor.
Bu arada iki ülke arasındaki doğrudan yatırımlarının sayısı da giderek artıyor. Örneğin, Rus Lukoil şirketi Türkiye’de benzin istasyonları açıp Türkiye pazarında yer edinmeye çalışıyor. İlk hedefleri akaryakıt sektöründe yüzde 15 pay edinmek. Ayrıca Türkiye’nin turizm gelirlerinde Rus turistlerin payı çok yüksek. Komşu iki ülkenin böylesine büyük bir dış ticaret ve doğrudan yatırım ilişkisini tehlikeye atması beklenemez. Bu nedenle Türkiye-Rusya ilişkilerinin uzun süreli gerilmesini bekleyenlerin haklı çıkma ihtimali çok zayıf.
Türk Lirası’nın değerindeki belirsizliğe gelince... Türkiye’de cari açığın 2008’in ilk altı ayında 27,3 milyar dolara ulaşması ve ulusal gelire oranının yüzde 7,4’e çıkması zaten uzun süredir lirada devalüasyon olabileceği düşüncesini akla getiriyor. Fakat yabancı yatırım bankaları bu olasılığı sürekli olarak gözardı ettiler Türkiye’yi risksiz bir ülke olarak gösterip Türkiye’nin cari açığının artmasına katkıda bulundular.
Cari açığın şimdi Kafkasya kriziyle gündeme getirilmesi, yatırım bankalarının daha önceki raporlarıyla ve yazdıklarıyla birlikte dikkate alındığında pek önemsenecek bir durum değil.
Türk Lirası’nın değerindeki oynamalar son dönemde ABD Doları’nın değer kazanmasına paralel olarak ortaya çıkıyor. Doların değerlenmesi, liranın dolar karşısında küçük de olsa değer kaybetmesine yol açıyor. Buna karşın lira avro karşısında değer kazanmaya devam ediyor.
Türkiye’de faizlerin yüksek olduğu bu dönemde, Kafkasya riski var korkusuyla Türk Lirası’ndan çıkmak pek akılcı bir davranış olmayabilir. Çünkü dolar/lira paritesi yıl sonu tahminleri hâlâ 1.19 olarak sürdürülüyor.