Seçim listeleri kesinleşti. Barış ve Demokrasi Partisi 39 ilde 61 bağımsız adayı destekleme kararı aldı. 1991 yılında HEP ve SHP itifakıyla Meclis’e giren Kürt milletvekillerinin yaşadıkları ve halen aynı tutumla karşı karşıya kalan Kürt siyasetçilerinin dramı tarihin sayfalarına kara bir leke olarak geçecektir. O dönem doğanlar bugün yirmi yaşındalar; neredeyse çeyrek asır... Türkiye’nin bu değişimi, ötekilerin dayattığı zorunlu ve kabız bir değişim. Devrimlerin berisindeki değişimler yavaştır, farklı bir çelişkiyi ve duraganlığıda barındırırlar. Bu duraganlığı koruyan ve besleyenler, adaletin hukukun ve özgürlüğün önüne set çekenlerdir. Bu korku ve isteksizliğin temelindeki hâkim olma ve kendinden başka varlıklara tahammül edememe düşüncesi, otoritesini sürdürebilmek için her yolu denemeye iter. Savaş, ölüm, yakıp yok etmek olmazsa olmaz bir anlayış ve yönetim biçimine dönüşür.
Gelinen bu aşamada CHP ve AKP Türkiyeliliğe değinirken, neden-sonuç ilişkisi kurularak gerçek anlamda Kürtlerin varlığı ve siyasi talepleri kabul ediliyor mu? Kürt sorununun çözümünde iktidar partisi olan AKP ile CHP’nin birbirlerini besledikleri ve özünde bir çok noktalarda da birleştikleri söylenebilir. Her iki parti de Kürtlerin varlığını sanal bir âlemde kabullenme siyasetinden ve durumundan kurtulmuş değil! Ordu kışlasına çekilse de enselerinde soluyor, bir de buna ahtapot Ergenekoncular eklenirse...
Bu nedenle, Diyarbakır’da yaşamış, savaşın ve ölümlerin tanığı ve sanığıysak dolayısıyla bizi ilgilendiren öncelikle kendi yöremizin seçim durumu. BDP’nin seçmen adaylarında KADEP Başkanı tecrübeli siyasetçi Şerafettin Elçi, Kızıldere gazisi Ertuğrul Kürkçü , Sırrı Süreyya Önder ve Altan Tan’ın aday olması isabetli karar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.