Muharrem ayı tüm dinlerin kutsallığını ve gizemini taşımış olsa da, aşure ayı Aleviler için bir başkadır. Cenevre Dernekler Binası’nda yapılan Aşure Günü’ne katılım oldukça yüksekti. Cenevre Belediye Başkanı, yaptığı kısa konuşmasında farklı kültürlerin önemine değinirken, Maraş katliamından da söz etti. İnsanların dilini, inançlarını ve benimsediği her türlü yaşam şeklini yasaklamak, asimile etmeye çalışmak ve bunun uğruna öldürmek, yakıp, yıkıp yok etmek ne ilkellik ve ne büyük bir vahşet!
Bu satırları yazarken, şimdiki genelkurmay başkanının adı ne diye düşündüm. Adını bilmiyorsam ya da anımsamakta zorluk çekiyorsam, demek ki Türkiye’de bir şeyler değişmiş diye yarımca sevindim. Anımsanırsa çok değil, üç yıl öncesine kadar ordu, başbakan ve cumhurbaşkanından daha çok konuşuyordu. Parmak sallayan generallerin karşısında hiçbir şeyin hükmü yoktu! Sonuna kadar krallık ve hükümranlık us dışı; ancak yeniliklere açık olunursa bu süre uzayabilir. Doğanın biricik yasası değişimdir çünkü...
Diyarbakır’da yapılan Demokratik Toplum Kongresi’nin düzenlediği çalıştay bu kez çok farklı olarak gündeme geldi, tüm köşe yazarlarının bu çalıştaydan söz etmesi ve tartışılması önemlidir. Kürt sorunu ağır aksak, bir ileri bir geri durumunu yaşasa da, gelinen bu aşama çözümü zorluyor. Tek taraflı suçluluk nasıl bir belirsizliği ve karanlığı içeriyorsa, tek taraflı istemlerinde, çözümsüzlük kalesine çarpan, etkisiz toplardan başka anlamları olmuyor. Çözümün ilk temeli anlama, kabul etme ve diyalog olduğuna göre, son dönemdeki diyaloglar, tartışmalar ve somut talepler çok şeye işaret ediyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.