Kürtler yetmişli ve seksenli yılların ilk yarısına kadar etnik metnikti, doksanlı yılların ortalarına kadar “kart kurt” şimdilerde ise Kürt kardeşler ve unsur. Sözcükler ve cümle kuruluşları insanların gerçek niyetini ele verir, ufacık bir bağlaç, soru işareti de yeterlidir, eğer buna ses tonunu ve mimikleri katmazsak. Başbakan, “Kürt kardeşlerim, Kürt vatandaşlarım bu vatanın asli unsurudur” diyor. “Unsur” sözcüğünü evirdim, çevirdim anlamaya çalıştım. Tozlu raflarda her daim caka satan, bir ölçüde modası geçmeyen klasikliğini hep korumaya çalışan bu sözcük “kart kurt” lügatinden çıktığını anımsattığından sevmedim, daha çok kaygılandım, hani gerçekler ayrıntılarda gizlidir ya... Edebiyatçı yanımız için ayrıntılar ön plâna geçse de, bilcümle Türkiye’nin ayrıntılarla ilgisi yok aslında, çünkü ayrıntıları fark etmek, onu dile getirmek için de aydınlık gerek, yüksek bir toplumsal bilinç gerek.
Seksen küsur yıllık adı demokrasi olan bir ülke ve yönetimi, güvencesini oluşturamamışsa, oluşturamıyorsa, bu ülkenin rejimi, yasaları miadını doldurmuş demektir. Türkiye’nin gerçek tarihi bir dile gelse... Osmanlı’dan bugüne kadar gerçekleri dile getiren aydınlar, siyasetçiler, sanatçıların yazgıları ortada. Açıkça düşüncelerini ifade eden, kimliğine, inançlarına, düşüncelerine sahip çıkan nice başarılı, yaratıcı ve yetenekli insanın önü kesildi. Kimi susup köşesine çekildi, kimileri sürgünlerde ömür tüketti ve birçoğu da bunu yaşamlarıyla ödedi, ödüyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.