Demokrasisi gelişmemiş ülkelerde siyaset yapmak, toplumu değiştirmek ve verimli hale getirmek için değil, bireysel çıkarlar için verilen mücadele haline gelerek yozlaşır, bir de buna darbeler ve savaştan çıkamama durumu eklenirse... HPG sitesinde Orhan Miroğlu’na yönelik tehdide tepkiler sürerken, bir yönden değil de birçok yönden bakma gereğini doğuruyor, aslında bu bakışa pek alışık değiliz bir anlamda. Tehdidi ben de kınarken, gerçekliğe giden yolların birçok yönden kesiştiğini, farklı düğümler oluşturduğunu ve yeniden ayrıştığını düşünmeden de edemiyorum. Şüphesiz özgür iradenin iyi, erdemli ve doğru bir yaşam için biricikliği bilinse de bu özgür irade kolay şekillenmiyor? “İnsanın bilincini belirleyen, toplumsal koşullar” olduğuna göre, özgürlüğün ve birey olmanın tanımı, halleri de, insanın yaşadığı ülkesi, hatta kenti kadardır.
Bu anlamda böylesi coğrafyalarda, aydın olmak başlıbaşına bir zorluksa, Kürt aydını ve sanatçısı olmak da bıçağın ucunda yürümek gibidir. Kendi gerçekliğinize yürekten sahip çıkıp ödün vermediğinizde iktidar ve devlet tarafından suçlu ilan edilirken, öte yandan “Taraf” olduğunuz taraftan da yeterince taraf olmama durumuna düşebilirsiniz, çünkü estetik ve sanatın çerçevesinden baktığınızı anlatamazsınız. Bunun için PKK’den demokrasi bekleyişin, sadece ve sadece söylemde odaklanacağına inanıyorum. Adı üstünde örgüt! Örgütlerin çıkış noktaları, yapılanmaları ve savunmaları farklıdır.
Yazının devamını okumak için tıklayın.