Uygarlıklar bütünleşmesini temsil ediyor Pelin Batu.
Bir nevi Cumhuriyetin genç
kültürcan’ı o; örnek bir
uygarlıkcan.
Öylesine şair, öylesine çevirmen, öylesine Batılı, öylesine Doğulu öylesine Anadolulu, öylesine New-Yorklu, öylesine modern ve çağdaş, bir o kadar aydın, entelektüel, sanatçı ve özgür bir genç kadın kendisi.
İcabında ruh çağırdığını anlatır (bir röportajında Atatürk’ün ruhunu çağırıp, “ne olacak bu memleketin hali” diye sorduğunu söylemişti, Atatürk’ün ne cevap verdiğini merak ediyorsunuz değil mi, ama cevabı canlı yayında açıklayamamıştı), icabında kardeşiyle evde çırılçıplak gezdiklerini ama çıplaklıklarından hiç utanmadıklarını söyler. (Şaşırtıcı olmayı sever!)
Bir de güzeldir ki... kıyma ki bakasın!
O bir komple kişi ve kişilik olarak tasarlanmıştır.
Gerçi kelamı zor anlaşılır biraz. (Katıldığı
Reha Muhtar’la Çok Farklı programındaki zor anlatır ve zor anlar halleri de bir neşe kaynağı olmuştur. Bilhassa, Reha Muhtar’ın kendiniz olmasanız kim olmak istersiniz tarzı sorusuna, Rojin’in
dişi Che olmak isterdim cevabına karşılık, “Biliyor musunuz Che’li tuvalet kağıtları satıyorlar” demesi tarihî bir algı şampiyonluğu olarak kayıtlara geçmiştir. )
Ama doğruya doğru! Temsil kabiliyeti hayli yüksek bir kişidir kendisi. Duruşu dik, bakışı hafif müstehzi, hafif tepeden, Batılı bir küçümseme edasına haiz mesafeli hali (ama neden, bu belli değil) ve Şekspiryen gözlem gücüyle o tam bir...
kültürcan mı desem,
uygarlıkcan mı desem, böyle komple bir genç hanım karşısında ne diyeceğini de şaşırıyor insan haliyle!
Cumhuriyet projesinin son aşamasını anlamak için Pelin Batu’ya bir göz atmak yeterlidir anlayacağınız.
Yazının devamını okumak için tıklayın.