Vallahi sonuna kadar seyrettim.
Hatta sonuna doğru Ayşegül odama girip, “Pek kahraman gördüm seni” bile dedi.
“Evet ama, daha adının hangi anlamda kullanıldığını bile anlamadım” diye sızlandım.
Ayşegül (grip olmuş) nazal ama sırıtkan bir sesle, “Kıt akıllı kahramanlar da vardır” dedi.
Bakmayın siz Ayşegül’e.. derdest sözcüğünü, yakalama, tutma, ele geçirme anlamında mı kullanmışlar, yoksa hukuktaki anlamını mı ima etmek istemişler bunu çıkarmak her babayiğidin harcı değil öyle. Zira hem derdest edip, haksız yere bir adamı kodese tıkma durumu var dizide; hem de belli ki, aynı zaman diliminde yürütülecek, konusu ve tarafları aynı olan ve birbirlerini etkileyecek davalar açılacak önümüzdeki bölümde, bir nevi derdest davalar yani.
Ben derdest sözcüğünün her iki anlamının da ima edilmiş olabileceğini düşünüyorum.
Ama, fakat che bella!
Daha şimdiden sadece adıyla bile yazı konusu olabiliyorsa, bu dizi başarılı olacak mı dersiniz?
Saçmalamayalım arkadaşlar!
Sadede gelelim lütfen!
Star‘ın yeni dizisi Derdest, a’sından z’sine hakikati temsil etmiyor bir kere.
Hiçbir biçimde inandırıcı olmuyor.
TÜSİAD adayı olması beklenen iş adamı, hasosundan mafyozo bir tip. Davranışlarıyla, girişimleriyle; kokaini çekip, kullandığı arabayla bir ailenin yok olmasına sebep olan oğlunu apar topar yurt dışına yollayıp, kazayı bir garibanın üstlenmesini sağlamasıyla, emniyet yetkililerini ayarlayıp bu cinayetten kolayca sıyrılmasıyla, TÜSİAD’dan ziyade mafya babalığına aday gibi görünüyor ya o da ayrı.
Derdest, çok kötü işlenmiş bir hikâye. Kurgu akışında kopukluklar ve sıçramalar var, böyle olunca da seyirci takipte zorlanıyor. Oyuncular kötü yönetilmiş. Dizi üzerinde yeteri kadar masa başı çalışması yapılmamış bence, oyuncular karakterlerin ruhuna girmekte zorlanıyor gözüküyorlar çünkü.
Yazının devamını okumak için tıklayın.