1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:59
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Telesiyej TELESİYEJ 29.08.2008
Telesiyej
Ebru Şallı’nın kafası karışmış!
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Telesiyej - Ebru Şallı’nın kafası karışmış! Telesiyej - Ebru Şallı’nın kafası karışmış! Telesiyej - Ebru Şallı’nın kafası karışmış! Telesiyej - Ebru Şallı’nın kafası karışmış! Telesiyej - Ebru Şallı’nın kafası karışmış! Telesiyej - Ebru Şallı’nın kafası karışmış! Telesiyej - Ebru Şallı’nın kafası karışmış! Telesiyej - Ebru Şallı’nın kafası karışmış!
Telesiyej köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Oğlu Beren, kendini İspanyol tenişçi Rafael Nadal zannediyor diye çok seviniyormuş Ebru Şallı!

Okulunda yoklamalarda öğretmenine ismini Nadal diye söylettiriyormuş; annesi Ebru Şallı da, “Bu bizi mutlu ediyor. Tenis oynamak, babasına da ona da çok yakışıyor” demiş.

Allah selamet versin!

Bu benim başıma gelse, sevinçten zil takıp oynamak yerine, kederden hafif sayılamayacak bir boyutta depresyona girer, bu arada gitmediğim doktor, çalmadığım kapı bırakmazdım herhalde; yetişin oğlumda kişilik parçalanması var, kendini bir tenisçiyle karıştırıyor diye.

Cemiyet insanları (sonradan paralı iş adamlarıyla evlenen mankenlere böyle deniyor), biraz geniş yürekli oluyor zahir. Ebru Hanım mutluluğunu şöyle dile getiriyormuş, kendini başkası zanneden oğluyla ilgili olarak; “Beren, tenis konusunda artık neredeyse bir profesyonel, tenis oynamak onu mutlu ediyor, bu da özellikle babasını gururlandırıyor”.

Sınıfsız zenginlerimizin özendikleri marka insanların -ki çoğu Batılı’dır- sahip oldukları, içinden doğdukları, tarih için önemli bir sınıf vardır. Bu sınıfın adı da burjuvazidir. Bu ünlü marka isimler tam olarak bu sınıftan olmasalar bile bu sınıfa çok yakın hizmet eden diğer sınıfsal katmanlardan gelirler.

Küçük Beren’i, bir burjuva çocuğu gibi yetiştiriyorlarsa, yani olmayan bir sınıfın, gelecekte olacak bir üyesi gibi eğitiyorlarsa ve yaşatıyorlarsa yazık ediyorlar aslında.

İnsan her şeyi edinebilir zira; ama, dışarıdan, para aracılığıyla edinemeyeceği tek şey SINIFtır. Burada söz konusu olan burjuva sınıfıdır tabii ki.

Öyle değil mi Ali Hocam!

Kim yakalar bu mesajı?

Vallahi herkes yakalayamaz doğrusu!

Bi tek Yüksel Aytuğ yakalar böylesini.

Mesaj zorlu çünkü.

Bir o kadar da şifreli.

Bir o kadar da derin ve üstü örtülü. Manadan yana da pek gani maşallah!

Gerçi bu mesajın, aynı yayın grubunun TV kanalında yayınlanan bir diziyle ilgili oluşu şifreyi çözmeye yardımcı oluyordur belki. Yani şifreyle bir duygusal bağ filan oluşuyordur böyle olunca belki.

Ama yine de bravo derim ben!

Ne yalan, ben de seyrediyorum bu doyumsuz güzellikteki anlamlı diziyi ama bu gizli mesajı yakalayamadım tabiatıyla.

Ben şahsen kendi görüşümün biraz sığ olmasından kuşkulanıyorum doğrusu. Aksi halde ben de Yüksel Aytuğ gibi, Osman Sınav’ın, Doludizgin Yıllar dizisindeki sektör eleştirilerini farkına varıp, gönderdiği ince mesajları alabilirdim şıp diye.

Ama heyhat!

Aytuğ diyor ki: “Son bölümde, çiftliğin kâhyası, iki genç arasındaki ağız dalaşı üzerine araya girip, ‘Bırakın gevezeliği. Burayı kadın programlarına çevirdiniz’ deyince, kâhyanın kızı şaşırdı: ‘Baba? Senin sabah programlarını izlediğini bilmiyordum...’ Otoriter kâhyanın itirafı önemli bir sektör saptaması içeriyordu: ‘Eee... Onaylamıyorum ama izliyorum... Tüm Türk halkı gibi yani...’”

İşin garibi, hem gazetede okudum hem de buraya yazdım ama hâlâ sektör eleştirisiyle ilgili gizli mesajı anlayamadım.

Bir nevi dumkof hali.

Yani şimdi buradaki saptama, hani bizim halk ne verirseniz onu alır, daha iyi şeyler verseniz onları da alırdı gibi bir hayıflanma mı? Yoksa bu halk hem seyreder, hem beğenmez mi? Birincisi sektörel eleştiriye girebilir de; ikinci şık doğrudan halkı adres gösterir.

Yoksa ikisi de değil mi kast edilen?

E anlamıyorum, sahiden!!

Cin fikirli Rahip ve Bayan Rahibe Yarışması

Dünyanın en güzel kadınları belki de rahibelerdi. Ama onları kıskanan birileri -çok büyük bir ihtimalle rahibe olmayan güzel kadınlar- bu gerçeğin ortaya çıkmasını engelledi.

Hayatla ilgili ilginç pek çok buluşun ve girişimin yaşandığı İtalya’da yapılması planlanan bir güzellik yarışması, muhalifler yüzünden yapılamadı.

Meryem Ana, bütün tasvirlerinde hüzünlü olmasına rağmen, duru bir güzellikle sunulmuştur. Onun acısını devam ettiren rahibeler arasında neden aynı güzellikte kadınlar olmasın ki?

Bayan Rahibe İtalya Yarışması, en güzel rahibenin seçilmesi amacıyla planlanmıştı. Rahip Rungi’nin bir projesi olan bu yarışmanın esas amacı Rungi’ye göre: “Rahibelerin hepsinin yaşlı, cılız ve hüzünlü olduğu”nun aksini kanıtlamaktı.

Rahip Rungi, aslında bir algı değişikliği oluşturmak istemiş. Ve aynı zamanda Kilise’nin moderniteyle ilgili yeni yüzüne de hizmet etmek düşüncesindeymiş bence.

Karşı çıkanlar; herhalde, bu işin sonu yoktur. Bugün güzel rahibe yarışması, yarın yakışıklı rahip yarışması yapmak isteyeceklerdir diye düşünmüş olsa gerek!

Markalar dünyasında yaşıyoruz.

Dünyanın en güzel rahibesi, dünyanın en ilginç markalarından birine dönüşebilir. Peki bu markadan sistem nasıl yararlanabilir? Bir düşünün!

Bir bikini firmasının bu markaya sahip çıktığını ya da bir çorap markasının dünyanın en güzel rahibesiyle anlaşma yaptığını düşünün!

Ulvilik değer mi kaybeder yoksa bu cesur atakla yeni değerler mi kazanır?

Sizce hangisi?

Bence Rahip Rungi çok cinfikirli bir stratejistmiş ya, değerini bilememişler.

 

Diğer Telesiyej Makaleleri:
  1. Nota basmak, topa basmak gibi bir şey midir Fazıl Bey - 19.08.2010
  2. Hümeyra’dan Benim Şarkılarım, müziğin kaotik çölünde bir vaha - 18.08.2010
  3. Hiçbir entelektüel sermaye türü, av hobisini kışkırtmaz! - 17.08.2010
  4. Yer Gök Aşk’ta sosyo kültürel gerçekliğe itibar edilmemiş - 16.08.2010
  5. Yer Gök Aşk’ta sosyo kültürel gerçekliğe itibar edilmemiş - 13.08.2010
  6. Cumhuriyet ayarcısı Fazıl Say’a geçmiş olsun diyelim mi? - 12.08.2010
  7. Yeni dizi Keskin Bıçak daha fazla seyredilmeyi hak ediyor - 11.08.2010
  8. “Dağ fare doğurdu; seyirci, fare yavrucuklarını pek sevdi!” - 10.08.2010
  9. Sanatçıların vakfı POPSAV da, sanatçıları halka şikâyet ederse - 09.08.2010
  10. Demokrasi fırınından ekmek yemek, her babayiğidin harcı değil - 04.08.2010
  11. Burjuva olmanın manifestosuna bakmak da gerekir icabında! - 03.08.2010
  12. Garanti Bankası doğayı tahrip edecek derken, - 02.08.2010
  13. Ve huzurlarınızda: Adımı Kalbine Yaz Favorim: Sen Çoktan Gitmişsin! - 29.07.2010
  14. Heykelin anayurdunda hortlatılan sanat düşmanlığı! - 27.07.2010
  15. Fermuarlı ağızlar, sanatçıyı toplumundan koparır! - 26.07.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Ebru Şallı’nın kafası karışmış! - Telesiyej
03.09.2010 06:59:51