Biri, bir baskasi için “Yazdiklari çok güzel ama insan olarak bes para etmez” dese digerine.
Digeri de, “siz, insan olarak epey para edeceginize inaniyorsunuz belki ama, yazdiklarinizin hiçbir degeri yok” dese mesela?
Siz hangisi olmak istersiniz, çok güzel yazan ama digeri tarafindan degersiz bulunan biri mi?
Yoksa yazdiklarinin hiçbir degeri olmayan ama besbelli ki kendini degerli bulan öbürünün yerinde olmak mi ilginizi çeker?
Sahsen ben, güzel yazan ve digeri tarafindan insan olarak degersiz bulunanin yerinde olmak isterim. Güzel yazanin gizli bir hazinesi vardir çünkü; her zaman, her sartta güzel yazar ve bu da onu her zaman –bir kisi hariç de olsa-, herkesin nezdinde degerli kilar zaten.
Ama öbürü, kendisinin epey para edecegine inandigi düsünülen; hem digerinin güzel yazdigini kendi agziyla onaylamis olur, hem de kullandigi o pek avam ifadeyle, güzel yazanla arasinda bir kisilik meselesi oldugunu ifsa etmis olur; güzel yazanlara duydugu hinç belki iyilesir zamanla; ama her zaman –tüketim degeri disinda- hiçbir degeri olmayan biri olarak hatirlanacaktir digerlerinin gözünde.
Ayrica çok güzel bir romanin okuru da, okuduguna bakar yalnizca; yazarinin, bir köse yazarinin gözünde ne kadar ettigiyle hiç mi hiç ilgilenmez.
Ama tabii kösesi olan, aklina her geleni yazabilir ve hiçbir müeyyidesi de yoktur bu topraklarda! Kösesini kisisel olarak, hemen hemen sadece özeliyle ilgili olarak kullanan bir köse yazarinin, edebiyat ehli bir yazarin kisiligine pervasizca saldirmasi olagan ve hatta eglenceli bulundugu için memnuniyetle karsilanir buralarda.
Yazının devamını okumak için tıklayın.