Pazartesi akşamı Habertürk ’te Hülya Avşar’ın konuğu Gülben Ergen’di. Bir televizyon programı olarak değerlendirildiğinde –yıllardır rekabet(!) yüzünden aralarında bir sürtüşme var gibi gösterilen Hülya ve Gülben’in ekranda ilk kez karşı karşıya gelmesi dışında-,Hülya Avşar Soruyor, –her zamanki gibivasattı. Vasatın içeriğinde Hülya kaynaklı eğlenceli anlar vardı tabii; ama Hülya’nın dalgacılığı karşısında Gülben’in ciddi, akıllı, misyoner kadın halleri yenilir yutulur gibi değildi. (Hep söylerim bir inandırıcılık sorunu vardır GE’nin, ne yapsa olmuyor sanki.) Vasatın içeriğini şöyle maddeleyebiliriz. (Ballandırarak bir yazı kıvamına getirmeye gerek yok.)
» Programın en eğlenceli bölümü –artık kabak tadı vermesine rağmen- Hülya'nın en güzel benim mavrasını sürdürerek Gülben’i meşkül mevki lerde bırakmasıydı.
» Gülben’in, meşkül mevkiden, birinci mevkie geçmek için pek popülist bir söyleme sığınıp: “Anadolu’da ne kadınlar var senden güzel, Mardin’de sokaktaki kızların hepsi senden güzel, ama tabii onlar bakımsız” diyerek tribünlere oynaması, biraz acıklı kaçtı. Ayrıca Hülya’nın en güzel benim derken, popüler alandaki kadınlar içinde en güzel benim dediğini anlamadığı izlenimini yarattı.
» Hülya, Gülben’in akıllı cevaplar bulmaya çalıştığını görünce dalgacılığının dozunu arttırdı; “Kim daha güzel söyle, isim ver kim benden güzel, kim benden güzel?” diye sıkıştırdı Gülben’i.
Yazının devamını okumak için tıklayın.