
Yalınlaştıramayınca, “çoğaltma”ya sığınılır hep! (Bir Telesiyej özdeyişi: “Simplification”a ulaşılamayınca, “multiplication”a gidilir!) Yani bir işi, bir söylemi, en ekonomik en yalın haliyle ifade edemediğimizde, aslında beceremediğimizde, lafa ve harekete; eğer konu bir sinema filmi ya da tv dizi ise de karakterlere ve ünlü oyunculara boğarız.
Bu da gereksiz bir “çoğaltma”dan, bir tür göz boyamaktan başka bir şey değildir anlayacağınız.. bir nevi durumu kurtarma operasyonu!
Kanal D’nin yeni dizisi Yalan Dünya’nın başına gelen de budur bence.
Başladı, başlıyor derken başladı nihayetinde.. ama pek de başlayamadı bana göre! (Beklentiyi yüksek tutmak ve hayal kırıklığı arasındaki ünsiyetten kork, geç kalmaktan korkma!)
İlk bölüm sanki uzun bir fragman gibiydi. Bir karakterler sergisiydi; tek tek bütün karakterleri enine boyuna tanıdık da tanıdık.. Orçun hariç tabii.. Orçun’u pek çıkaramadım şahsen; zira benim arşivimde ne insan tarifinde böyle bir insan var, ne de tıpta böyle bir vakaya rastlanmıştır; amorf bir durumu var Orçun’un; anladık bir uçukluk olsun istenmiş de.. istemekle olmuyor tabii; geri zekâlı mı, ileri zekâlı mı, uçuk mu, artiz ruhlu mu, depresif mi, “baba sevgisi olmayınca böyle olunuyor”un bir örneği mi? Bir karikatürize tip bu Orçun kardeş, ama kimin, neyin karikatürize edilmiş hali, anlayan beri gelsin! Ve bilhassa da bana gelsin anlatsın bi zahmet!
Her anlamlandıramadığımız şey uçuk mu oluyor ayrıca?
Absürt diyeceksiniz şimdi.. kimileri demiş de.. bilhassa sosyal medyada.
Yazının devamını okumak için tıklayın.