Magazin bozar!
Türkiye’de magazinel figür olmak –yeterli entelektüel birikim sahibi değilse, ki çoğu değildir– insanın endazesini şaşırtır.
Düzey düşer...
Alan daralır...
Ve dedektiflik başlar...
Magazin(el) figürün peşine düşeceği ŞEY ise, (dedektifçilik oynandığında) daha çok bel altı motiflerdir.
Dedektifçilik oynayan magazine(el) figür, bir tiyatro oyuncusu, bir mizahçı ise, durum daha da magazinel bir trajikomikliğe dönüşür ve ‘ayinesi laftır kişinin, artık işine bakılmaz’ bir hale gelir durum!
Bu böyle olur.. zira magazinel figür olmak demek (özellikle magazin programlarına zırt pırt demeçler verip, gündemde olmak isteyen) o ünlü kişinin entelektüel sermayesinde değerli açık ve gediklerin mevcut olması demektir.
Bu değerli açık ve gedikler boşuna oluşmaz.
Yüzeysel bir ‘homo politicus’luk sonucu oluşurlar.
Bu da gittikçe (...) daha fazla lümpenvarileşen klişeleşmiş bir dünya görüşü, siyaseten bir tapınma, bir mitleştirme duygusu sonucu o ünlü kişi, magazinel düzeyde –kendisinin ruhu bile duymadan hatta– bir güzel formatlanır.
Böylece mitleştirmenin kaynağı olan derin siyasi irade tarafından da bir güzel kullanılmış olur.
Artık ok yaydan çıkmıştır, bel altı dedektifliği hiçbir etik gözetmeksizin dörtnala koşturur durur.
Aynen Levent Kırca’nın içine düştüğü magazinel figürlük oyununda olduğu gibi.
Yeni bir sanatçı/oyuncu entelektüel kimliği ortaya döküldü şimdi; ultra ulusalcı Levent Kırca meğer aynı zamanda başarılı bir dedektiflik sonucu ünlülerin –kendi ifadesiyle– porno kasetlerini topluyormuş, gerektiğinde, kafası kızdığında, internette yayınlamak için.
Kastettiği şey, bir zamanlar Yeşilçam’ın erotik filmler döneminde, ekonomik nedenler yüzünden birçok oyuncunun rol aldığı filmler aslında.
Bunların içinde Ali Poyrazoğlu’nun filmleri de var.
Ama Levent Kırca, Ali Poyrazoğlu’nun bir oyuncu, bir yazar olarak başarısından mı rahatsızdır, nedir bilinmez, üşenmemiş; sanatçının gençliğinde –birçok tiyatro ve sinema oyuncusunun da yaptığı gibi– oynadığı erotik filmleri toplamış, onu tehdit ediyor, kızdırırsan yayınlarım diye.
Yazının devamını okumak için tıklayın.