Jürinin de böylesini severim ben zaten.
Jüri dediğin olmayan müzikleri duyacak, çekilmemiş filmleri seyredecek ve aslında hiç verilmemiş ödülleri verecek, hatta kendi varlığı bile tartışma konusu olacak.
Yoksa herkesin duyduğu müziği duyan, herkesin görebileceği filmi gören, bizim de onu görebileceğimiz bir jüriden bol ne var ki ortalıkta?
Bir filmin müziği hayalen dinlenemez mi mesela?
Jürinin
hası olursa pekâla dinlenebilir bence.
Bu hayal ortak bir hayal olabilir mi, yani beş jüri üyesi biraraya gelip, hayallerinde aynı müziği dinleyebilirler mi?
Esaslı bir jüriyse neden olmasın?
Ya da ortak bir hayal sahibi olabilirler mi?
Olur, olur! O da olur bence!
Bir grup insan adeta hipnoz altındaymış gibi ortak sesler duyabilirler; yani bir şekilde efsunlanmış bir
hal içine girip, aynı müziği hissedip, seyrettikleri görüntüyle eşleştirebilirler!
Aslında biliyor musunuz, işinin ehli bir jüriyse şayet, çekilmiş bir filme de lüzum yok bence, hep bir olup muhtelif filmler hayal edip, onlar için birbirinden etkili müzikler yaratabilirler hayali olarak.
Ve bu oldu da nitekim. Ankara’da –tabir caizse- bir grup sinema gönüllüsünün (kim bunlar yavu?) düzenlediği (ilk gelen haberler Bayındırlık Bakanlığı’nın desteğiyle yapıldığı yolundaydı ama sonradan festivalin isimsiz halkla ilişkiler sorumlusu tarafından yalanlandı)
İlk Yönetmen Uluslararası Film Festivali’nde, olmayan bir seçici kurul, müziksiz bir filmi, müzikli olarak seyretti –hatta belki de seyretmedi-. Yani kimsenin duyamadığı müzikleri duydu ve filme en iyi müzik ödülünü verdi (
İki Dil Bir Bavul); ama sonra haber medyaya yansıyınca,
pardon teknik hata deyip geri aldı. (Verilen de, geri alınan da bir plaketti, para ödülü filan değil, yanlış anlaşılmasın.)
Hayalle gerçeğin ideal buluşması da bu olsa gerek.
Anlayacağınız, artık bir festivalde yarışacak filmin müziği için, öyle stüdyoya girip, müzisyenleri toplayıp, partisyonlar yazıp çabalamaya filan gerek yok! Aslında bir film çekmeye de gerek yok bence; hayal kuracaksın arkadaş hayal! Hayal kurmasını bileceksin ve bilmekle kalmayıp jüri üyelerine de geçireceksin bu üstün kabiliyetini. Aslında
İlk Yönetmen Uluslararası Film Festivali jürisinin davranışına takılmak da gereksiz, öyle bir jüri de yok zaten.
Yazının devamını okumak için tıklayın.