Dizidir, ne yapsa yeridir haplarından çok yuttuk biz, çook.. o kadar ki, bünyede bir zehirlenme başgösterdi artık, daha da yutmayız yani.. (aklı baliğ olanlar için böyledir bu) o derece bir sıkıntı, biz salak mıyız yavu hissi ve bir miktar da bulantı uyandırıyor bu haplar!
Dizi diye toplumsal gerçekliğe, duygusal gerçekliğe, değerler gerçekliğine zerre kadar uymayan, hatta gerçeklerden de tamamen kopuk görüntüler silsilesini dayatmak, gerçekliklere uyan diziler dizilemekten daha mı kolay, daha mı kazançlı, daha mı ne?
Bilmek istediğim budur işte!
Mevzuun en can alıcı noktası budur çünkü!
Gençlik dizisi mi yapmak istiyorsunuz mesela; neden bizim gençliğimizin gerçekliğine uyan bir hayal kurmuyorsunuz, kuramıyorsunuz?
Neden?
Mesnetsiz hayal kurmak kolaydır da ondan mı? (Tıpkı sentezsiz analiz yapmak gibi.)
Subliminal etkiler altında kalmış bir bilinçle hareket edildiğinde subliminal mesajları gönderen, oluşturan kültüre uygun hareket edilir tabiatıyla.
Türkiye’nin küçük Amerika olma yolunu seçmesi kendiliğinden ortaya çıkmış bir heves değildir ayrıca.
Aslında bir dış modelin peşine takılmadır.
Show Tv’nin MUCK adlı yeni dizisinde de bir dış (Amerikanvari) üniversite modeline uygun hayatlar sergileniyor.
Türkiye’nin 141 üniversitesinden hiç olmazsa birinde böyle bir üniversite ve öğrenci hayatı varsa, ben bu diziye şapka çıkarırım! (Şapkam yoksa da tedarik ederim bi yerden.)
MUCK dizisi, insana şöyle bir soru sorduruyor; hayat mı ticarete uymalı, ticaret mi hayata?
Para kazanma adına hayatla ilgili, gençlikle ilgili bu coğrafyanın gerçeklikleri bir çırpıda feda edilmiş bu dizide.
Yazının devamını okumak için tıklayın.