Yeni bir komedi dizisi başlıyor dediler mi, ben benden gidiyorum, ne yalan!
Bir sıkıntı kaplıyor içimi, check-up sonuçlarımı öğrenmek üzere doktora gitmiş gibi hissediyorum kendimi, elim ayağım buz kesiyor.. bir nevi kader kurbanı olduğumu hissediyor da olabilirim.. ya da annemin, birlikte sofraya oturmamızı istediği misafirleriyle kızılcıklar oldu mu, selelere doldu mu tarzı içten sohbetlerle bir akşam geçirmek zorundaymışım gibi.. ya da hepsi birden! Abartıyor görünebilirim ama bütün bu etkinlikler her bünyede farklı tepki verir neticede; ben kendi bünyemi bilir, onu söylerim yeri geldiğinde. Yeni bir komedi dizisi başlıyor dediler mi, ben benden gider, bir daha da geri gelir mi gelmez mi, gelirse ne sürede gelir bilmem! Bildiğim bir şey varsa o da bizim komedilerin çoğunlukla eğlendirmekten çok, hüzünlendirdiğidir beni.
E seyretmesem de olmaz.. neticede burası bir televizyon eleştiri köşesi hesapta! Ben, yeni komedi dizilerini (de) yazmakla mükellefim bu yüzden.
Ama yeni komedi dizileri bende yarattıkları hasarı tedavi etmekle mükellef değiller, o da ayrı!
Her yeni komedi dizisini seyrederken aynı şeyi düşünüyorum; bir komedi dizisi neden yapılır? Komedi dizileri konusunda kimse elimize su dökemez diye düşündüğümüzden mi? Yeni bir
Avrupa Yakası yakalarız da âbâd oluruz diye hayal kurduğumuzdan mı? Tutarsa, kırıp geçirir ortalığı diye mi?
Hiçbiri değil belki de.. belki diziyi yaptıranların da bir ümidi yok zaten, bir nevi dolgu malzemesi gibi düşünüyor olabilirler.. zaten yeni başlayan vasat bir komedi dizisi neden
Ezel’in karşısında yayınlanır ki?
Televizyonda komedi işi bize zor geliyor, bu belli artık!
Televizyon kanalları, komedi dizilerinin sosyal, siyasal mizah içermesine sıcak bakmıyorlar çünkü çoğunlukla. Öyle olunca da komedi dizilerinde sadece güldürmek amaçlanıyor; oysa bizim komedi geleneğimizde güldürürken iğnelemek vardır aynı zamanda. Ortaoyununu, tuluat tiyatrosu kültürünü benimsemiş bir toplumun seyircisi boşu boşuna gülmez.
Yazının devamını okumak için tıklayın.