Televizyon dizileri ne yapar? Bize çeşitli hayatlar sunar değil mi?
Şimdi bu çeşit çeşit diziler, bize çeşit çeşit hayatlar mı sunuyor sahiden?
O halde her dizide kendi hayatımızdan iyi kötü bir şeyler buluyor olmamız gerekmez mi?
Buluyor muyuz peki?
Bizim hayatlarımız, dizilerin bize sunduklarıyla mı sınırlı?
Siyaset, hepimizin hayatının
–zaruretten de olsa- önemli bir parçası değil mi mesela? Peki, neden televizyon dramalarında, kıyısından köşesinden de olsa siyasete ve siyasi partilere yer verilmez?
Neden doğa ve doğaya verilen tahribat yoktur dizilerimizde? Cumartesi günü, Muğla’nın Köyceğiz İlçesi’ne bağlı Yuvarlakçay Irmağı’nda Akfen’in kuracağı hidroelektrik santraline (HES) karşı, asırlık ağaçlarına ve sularına sahip çıkan Pınarköylüler’in başlattığı kamp direnişinin 100. günü mesela. Köylüler, kesilen anıt ağaçların başında çoluk çocuk kamp kurdular, nöbet tutuyorlar, inşaatı engellemek için.
Yazının devamını okumak için tıklayın.