Apolitize edilmiş bu toplumda, Türkiye’de 12 Eylül’den bu yana, insanların ve kitlelerin politik düşünüş, politik davranış ve politik misyonerlikleri neredeyse yok edilmiş, budanmış ve bu konuda doğal kabul edilen bir oto sansür ortaya çıkarılmış olmasına rağmen, ünlülerimiz -nerede yaşıyorlarsa-, bu vahim durumun hala ayırdında değiller anlaşılan.
Komedi Dükkânı’nın yaratıcısı Tolga Çevik -herhalde inanarak-, şöyle söylemiş; “Politik duruşlarda sağır kalmış bir nesildenim. Zaten politikayı çok konuşan ve tartışan var. Bana bu konuda ihtiyaç olduğunu düşünmüyorum.”
Bu nasıl bir kafa karışıklığı yavu?
On dokuz kelime içinde.. sadece on dokuz kelime içinde bu kadar çelişkili bir ifade nasıl olur?
Önce ilk cümleye bakalım; “Politik duruşlarda sağır kalmış bir nesildenim.” İyi bir giriş gibi görünüyor değil mi? Arkadan müthiş bir 12 Eylül eleştirisi, günümüz siyasetçilerine yönelik suçlamalar, derken bu konuda bir Tolga Çevik özeleştirisi, konuya gerektiği gibi yaklaşmayan sanatçı ve aydınlara yönelik sağlam bir değerlendirme filan beklerkeeen.. bir de ne görelim? Gerçek tam da bunun tersiymiş meğer.
Yani herkesin politika konuştuğu ve tartıştığı bir toplumda yaşadığımızı düşünürmüş Tolga Bey: “Zaten politikayı çok konuşan ve tartışan var” diye buyuruyor zira.
Bu on dokuz tarihi kelimenin üçüncü ayağına gelince.. Tolga Çevik, ilginç bir çalım atarak, ortada kuyu var misali, yandan geçiveriyor: “Bana bu konuda ihtiyaç olduğunu düşünmüyorum” diyor.
12 Eylül de düşünmüyordu zaten ona ihtiyaç olduğunu.
Yazının devamını okumak için tıklayın.