Dış gündem bir yandan dün Washington’da başlayan nükleer güvenlik zirvesi ve Erdoğan’ın Obama ve Sarkisyan görüşmelerine, diğer yandan 18 Nisan KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kilitli. Bu nedenle Yunanistan Dışişleri Bakan Vekili Dimitris Druças’ın geçen haftaki Ankara temasları bir ölçüde gölgede kaldı.
Druças’ın gelişi Başbakan Erdoğan’ın mayıstaki Atina ziyaretini hazırlama amaçlıydı. Yunanlı bakan vekili ile Davutoğlu’nun açıklamaları, bu ziyaretle Türk-Yunan ilişkilerinde yeni bir aşama başlatmak istendiğini gösteriyor. İki bakanın mutabakata vardığı hususlar arasında, iki ülkeden onar bakanın katılacağı bir Yüksek Stratejik İstişare Konseyi’nin kurulması dikkat çekiyor. Böylece ‘stratejik partöner’lerimize Yunanistan da katılmış oluyor. Bunun yanında dış politika ve ekonomi alanında da karşılıklı destek ve işbirliğinin arttırılmasını öngören bir seri karar daha var. İzleme için bakanlıklar arası düzenli istişareler öngörülüyor.
Davutoğlu’na göre bu ilişkiler ‘karşılıklı tehdit algısı yerine ortak çıkar anlayışına dayanan yepyeni bir paradigmaya oturtulacak’. Yunan tarafının da paylaştığı anlaşılan bu yaklaşımda anahtar kelimeler ‘tehdit algısı’. Zira başta Ege sorunu olmak üzere iki ülke arasındaki sorunların büyük bölümünün bu algıdan kaynaklandığı biliniyor. İsmail Cem ve Papandreu’nun 1999’da başlattığı yakınlaşma süreci de esas olarak bu algıyı kırıp karşılıklı güveni sağlamaya dönük olduğu için başarı sağlamıştı.
Bu açıdan Davutoğlu-Druças mutabakatlarının belki de en önemli yönü iki tarafın silahlı kuvvetleri arasında mevcut 24 güven arttırıcı önleme beş yenisinin daha eklenmesi.
Yazının devamını okumak için tıklayın.