Geçen hafta BM Genel Sekreteri gözetimindeki Eroğlu ile Hristofyas Greentree zirvesinden kesin bir sonuç çıkması beklenmiyordu. Öyle de oldu.
Ama Ban Ki-mun gelecek adımlar için sanki tarafları biraz daha zorlayıcı bir tutum ortaya koydu. İki liderin kararlı adımlar atmalarını bir kere daha istedi, iki hafta içinde mülkiyet ile ilgili verilerin karşılıklı değişimine tarafların mutabakatlarını aldı. Şubat sonunda BM Güvenlik Konseyi’ne müzakerelerin durumu hakkında rapor sunacağını, mart sonunda özel danışmanı Downer’den isteyeceği değerlendirme olumlu çıkarsa taraflarla istişareden sonra mart sonu veya nisan başında çok taraflı konferans çağrısı yapabileceğini açıkladı.
Bağlayıcılığı olmamasına rağmen, BM Genel Sekreteri’nin bu yaklaşımının, görüşmelerin takvime bağlanmasına ve iç sorunlar çözümlenmeden uluslararası konferans toplanmasına şiddetle karşı çıkan Rum tarafını rahatsız ettiği anlaşılıyor. Kıbrıs Türk tarafında ise Ban Ki-mun’un belirli tarihlerden ve konferans olasılığından bahsetmesi başlıbaşına bir başarı olarak görülüyor. Hatta Genel Sekreter’in artık yolun sonuna geldiği, haziran ayına kadar bir sonuç alınmazsa BM’nin devreden çıkacağı düşünülüyor.
Önümüzdeki aylar ne gösterecek tabii ki bilemeyiz. Ancak, iç sorunlarıyla uğraşan, gözü 2013 başkanlık seçiminde olan, 1 temmuz AB dönem başkanlığına hazırlanan ve “dayanışma” ilkesi çerçevesinde AB’nin arkasında olduğundan kuşku duymayan, ayrıca Güvenlik Konseyi’nde en az Fransa ve Rusya’nın desteğine sahip bulunan Hristofyas’ın bu nispeten kısa süre içinde tutum değiştirip uzlaşmaya yanaşması için muhakkak ki Greentree’den çıkan sonuçtan çok daha fazla neden gerekli.
Yazının devamını okumak için tıklayın.