Derviş Eroğlu KKTC’nin yeni Cumhurbaşkanı ve Başmüzakerecisi. Mehmet Ali Talat’ın seçimi kaybetmesinin nedenleri malum: Çözüm konusunda özellikle AB’nin tutumundan kaynaklanan umutsuzluk ve içte Talat’ın eski partisi CTP’nin yönetim hataları. Ama artık nedenlerin tahlilinin fazla yararı yok. Şimdi bu değişikliğin doğuracağı sonuçlar önemli.
Bu basit bir nöbet değişimi değil. Bir yandan Kıbrıs sorununun çözüm olasılığı diğer yandan Türkiye’nin AB üyelik süreci üzerinde önemli etkileri olacak.
Her şeyden önce, Eroğlu liderler arası müzakerelere devam edeceğini vaat etse de ‘hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’. Hristofyas’ın kendi iç politika frenleri nedeniyle zaten yavaşlatmaya çalıştığı görüşmelerde Eroğlu’dan Talat gibi bir ‘itici güç’ rolünü yüklenmesini beklemek mümkün değil. Tam tersine yeni Cumhurbaşkanı’nın, üzerinde mutabık kalınmış BM parametreleri ve ‘tek egemenlik, tek vatandaşlık’ ilkelerine dayanan ‘federal’ çözüm konusundaki isteksizliği büyük olasılıkla görüşmelere yansıyacak.
Eroğlu’nun çözüm isteyen Ankara’nın sözünden çıkmayacağı, bu nedenle müzakerelerin aksamayacağı görüşü ise fazla rahatlatıcı değil. Ankara’nın baskısı ancak bir yere kadar etkili olabilir. Gönlünde ‘Denktaşvari’ bir KKTC yattığı sır olmayan Eroğlu, halktan aldığı yetkiye dayanarak Kıbrıs Türklerinin çözüme ve AB’ye güvensizliğini hem Ankara’ya hem Rumlara karşı kullanabilir. Rumlardan daha fazla taviz kazanma iddiası ile tutumumuzu sertleştirebilir. Seçim gecesi vurguladığı ‘onurlu pazarlık’ vaadi bunun bir işareti.
Yazının devamını okumak için tıklayın.