Bir tarafta kendi halkına yaptığı zulüm tahammül sınırını aşmış olan Beşşar Esad’dan ümidini kesmiş olanlar var. Türkiye ve Batı tüm güçleriyle baskı ve yaptırımlar yoluyla Suriye’deki rejimin değişmesine çabalıyor. Ama Beşşar tamamen yalnız değil. Stratejik müttefiki İran yanında şimdi Irak’ta Maliki hükümeti de Suriye’ye baskı yapılmasına karşı çıkıyor.
Fakat Şam rejimine üzerindeki baskının uluslararası nitelik kazanmasını önleyen en önemli desteği Rusya veriyordu. Rusya –Çin ile birlikte– geçen ekim ayında BM Güvenlik Konseyi’nde Suriye’ye yaptırım kararının alınmasını vetosuyla engellemişti.
Rusya’nın kadim dostu Suriye’yi desteklemesinin nedenleri çeşitli. Moskova Beşşar’a yılda dört milyar dolarlık silah satıyor. Başta doğalgaz ve petrol sektörüne olmak üzere büyük miktarlarda altyapı yatırımları var. Suriye Tartus’ta Rus donanmasına Akdeniz’deki yegâne limanını sağlıyor. Ayrıca Moskova Şam’ı Orta Doğu’da Batı nüfuzunu dengeleme stratejisinin nirengi noktası sayıyor.
Fakat Rusya’nın desteğinin daha derin nedeni, dıştan müdahale ile rejimlerin değiştirilmesine temelde karşı olması. Bu yöntemin eski Sovyetler Birliği ülkelerine, hatta Rusya’nın kendisine uygulanması endişesi Moskova’da neredeyse paranoya düzeyinde.
Geçen hafta aynı Rusya’nın aniden Güvenlik Konseyi’ne Suriye’deki ‘bütün tarafları’ şiddete başvurmaktan vazgeçmeye çağıran bir karar tasarısı sunması sürpriz oldu tabii. Tasarıda “Suriye makamlarının orantısız güç kullanımından” bahsedilmesi ve Suriye hükümetine “ifade ve barışçıl toplanma özgürlüklerini kullananlara” baskıdan vazgeçmesi çağrısında bulunulması Rusya’nın Beşşar’a karşı tutumunu sertleştirdiği yorumlarına yol açtı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.