1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 09 Şubat 2012 Perşembe 19:42
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Tuğba Tekerek SÖYLEŞİ 21.03.2010
Tuğba Tekerek
Büşra: Başörtülü kızın absürt melodramı
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Tuğba Tekerek - Büşra: Başörtülü kızın absürt melodramı Tuğba Tekerek - Büşra: Başörtülü kızın absürt melodramı Tuğba Tekerek - Büşra: Başörtülü kızın absürt melodramı Tuğba Tekerek - Büşra: Başörtülü kızın absürt melodramı Tuğba Tekerek - Büşra: Başörtülü kızın absürt melodramı Tuğba Tekerek - Büşra: Başörtülü kızın absürt melodramı Tuğba Tekerek - Büşra: Başörtülü kızın absürt melodramı Tuğba Tekerek - Büşra: Başörtülü kızın absürt melodramı
Tuğba Tekerek köşe yazılarını web sitenize ekleyin

 

Zengin kızla fakir oğlanın aşkı bitti. Muhafazakâr ailenin kızı Büşra’yla, cumhuriyetçi gazetenin çalışanı Yaman’ın aşkı sinemalarda... İki ‘taraf’ da filmdeki samimiyeti teslim ediyor, hararetli bir tartışma başlıyor.

Üç yıl önce mizah dergisi Leman’ın sayfalarında canlanan Büşra, şimdi ete kemiğe büründü, beyazperdede göründü.  Çizgi halindeyken uçuk kaçık bir tip olan başörtülü Büşra uçan tekmeler savurup, mastürbasyon yapıyordu. Sinemada üçüncü boyuta kavuşunca ise çılgınlıklarını bir kenara bıraktı, aramızda dolaştığı haliyle şehrin içine daldı. Ama tam da ayakları yere basarak liberal bir gazeteciyle yaşadığı aşkla seyirciyi yine ters köşeye yatırdı...


90’ların başında Mesut Uçakan’ın çektiği Yalnız Değilsin adlı bir film muhafazakâr kesimde çok popüler olmuştu. Filmde “hidayete eren” genç bir kadın anlatılıyor, başörtülüler ve bu yoldakiler cesaretlendiriliyordu. İki gün önce gösterime giren Büşra’yla yine başörtülü bir kıza söylenen “Yalnız değilsin” cümlesi yankılanıyor şimdi sinema salonlarında. Ama beyaz perdeden görünen o ki; artık yalnızlığın da kahramanlığın da tanımı çok değişmiş durumda.


Filmde söylendiği şekliyle “insanlar annelerinden babalarından çok, zamanlarına benziyor”. Büşra da kendinden önceki filmlerden ciddi bir kırılmaya işaret edip bugünün sesini güçlü bir şekilde duyuruyor sahnelerinde. Filmde yönetmen, yapımcı, senarist, başrol oyuncusu hepsi 20’lerinde ya da 30’larının başlarında insanlar. Ve Büşra hepsinin de ilk uzun metraj film deneyimi. Bu “ilk ve pek genç film”in pek çok eleştirmenin beğenisini kazandığını da not etmek lazım... Daha önemlisi iki tarafı da anlama çabasındaki samimiyeti her iki tarafın teslim ettiğini de...


Büşra karakterinin yaratıcısı Bahadır Boysal ve filmin yapımcısı Alper Akman meramlarının ne olduğunu anlattı...



Büşra
projesi nasıl ortaya çıktı?

Alper Akman: Ben Bahadır’ın okuruyum. Bahadır, üslubu dikkatimi çeken çizerler arasındaydı. Büşra da karakter olarak çok enteresan çelişkileri bünyesinde barındırıyordu.



Nasıl çelişkiler?

AA: Muhafazakâr olmak, kadın olmak, modern hayata eğilimli olmak... Aynı zamanda dinsel kurallar da var. Bütün bu farklı ekollerden kurallar zincirini siz hayatınızda işletmeye çalışıyorsunuz. Dolayısıyla çok enteresan, postmodern insanı en derin şekilde tanımlayan bir karakter... Büşra o anlamda ilgimi çekti ve filmini yapmak istedim.



Peki, en başta bir çizgi karakter olarak Büşra nasıl ortaya çıkmıştı? Bir gün İngiliz elektronik müzik grubu Prodigy’nin konserine gitmişsiniz, orada başörtülü kızlar görmüşsünüz ve sonra da Büşra karakteri çıkmış ortaya. Öyle mi?

Bahadır Boysal: Böyle söylesek yalan olmaz. Epey bir süre gördüğüm insanlardı onlar. Bir kaç yıldır değil 10 yıldır gördüğüm kızlardı...



Sokakta başka bir sürü tip var. Neden böyle bir karakter yaratmayı tercih ettiniz?

BB: Son durum bu ya aslında: ‘Türkiye değişiyor mu?’. Ayrıca örtülü kızların da hayata katılması, hayatın onları içine alması, o girdap içinde insanlar... İlgi çekici geldi bana... Şehirli olmak, türbanlı olmak, hayatın seni içine alabilmesi meselesi...



Filmdeki Büşra’nın en önemli özelliği ne?

BB: Militan bir tarafı var. Birey olmanın, şehirli insan olmanın militanlığı çok güçlü. Alıp başını gidebilmesi anlamında Osmanlı bir kız. Güçlü bir kadın. Villada oturuyor, entelektüel, eğitimli. Ondan sonra İstanbul sokaklarına dalıyor.



Büşra “ezik başörtülü kadın” tipinin tam zıddı. Kendi ailesine de başkaldırıyor.

BB: Tebaa olmaması gibi bir durumu var. Bu arada cemaate ait değil, diye bize sitem mi ediliyor acaba onu da bilmiyorum... Ama kıymeti anlaşılacak Büşra’nın...



Filmde neyi anlatmak istediniz, Büşra’nın meselesi nedir?

BB: Aslında aşk. Bir kızın âşık olduğu bir adam var ama apayrı bir karakter... Filmde asıl konumuz aşk. Buna eklemlenen konular, politik durumlar var.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Tuğba Tekerek Makaleleri:
  1. Ben kolesterole inanmıyorum - 20.11.2011
  2. Kürtler PKK’yı denetlesin - 30.10.2011
  3. Kopan koldan çiçekler yapmak - 16.10.2011
  4. “İlkokulda başörtüsü takılabilmeli” - 09.10.2011
  5. Ülkede federal laiklik olmalı... - 21.08.2011
  6. Seke seke giderken ‘çat’ duvara çarptım - 12.07.2011
  7. Ayşecik ineği Güzelpınar’da sağar - 17.07.2011
  8. Anayasada anadil yasağını kaldırırız - 17.06.2011
  9. AKP yüzde 100 olmak istiyor - 04.06.2011
  10. Türkiye iyi örnekti, şimdi gidişat tehlikeli - 29.05.2011
  11. Chantal Mouffe: ‘Siyasetin ta kendisi çatışma’ - 24.10.2010
  12. Meral Tamer: ‘Kitaptan sonra annem dirildi’ - 17.10.2010
  13. Hüsnü Şenlendirici: ‘Artık çoraplarımı kendim giyiyorum’ - 30.05.2010
  14. Karanlık ve güzel burka - 25.05.2010
  15. Hasan Cemal: ‘Askerin hem zihni hem ders kitabı değişmeli’ - 15.05.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Müzakereler barış için bir fırsattı
  5 milyar dolar yatırımla 45 yeni AVM geliyor
  Çağlayan: Angela Merkel bizi incitiyor
  Sanayi üretiminde 3.7 artış
  Demirören’den kamuoyu yoklaması
  Beşiktaş’a gol atınca dua ettim
  Divan Kurulu toplantısı yapıldı
  Londra’ya emin adımlarla
  Futbolun kuralı yeniden yazılıyor
  Ersan’dan “double double”
  Derbi maçın galibi Fenerbahçe
  Anadolu Efes işi mucizeye bıraktı
  Arkas Spor ilk 6 arasına girdi
  Burada ‘tanrı-küratör’yok
  ‘Rant kaygısı İstanbul’u ahtapot gibi sardı’

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 09.02.2012
Devlette savaş
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 09.02.2012
Evetler, hayırlar
ARADA
Markar Esayan - 09.02.2012
Devlet ve kurumları
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 09.02.2012
‘Medeniyet dili’
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 09.02.2012
Ekmek, gül ve ‘acı’ vatan
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 09.02.2012
Samanyolu TV günahı
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 09.02.2012
Görünmez saraylar
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 09.02.2012
Primo Levi’nin dönüşü...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 09.02.2012
Medya ve özgürlükler
TELESİYEJ
Telesiyej - 09.02.2012
‘Kurt Kanunu’ ve önce karakterlerinden sorumludur bir dizi!
-
Gülengül Altınsay - 09.02.2012
Unutmadık unutmayacağız
ZAMANIN RUHU
Gökhan Karabulut - 09.02.2012
O masada başbakan olmak: Papademos
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 09.02.2012
Türk futbolu medeni değil!
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Tuğba Tekerek - "Büşra: Başörtülü kızın absürt melodramı" başlıklı köşe yazısı
09.02.2012 19:42:27