1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 25 Mayıs 2012 Cuma 05:46
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Tuğba Tekerek SÖYLEŞİ 30.05.2010
Tuğba Tekerek
Hüsnü Şenlendirici: ‘Artık çoraplarımı kendim giyiyorum’
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Tuğba Tekerek - Hüsnü Şenlendirici: ‘Artık çoraplarımı kendim giyiyorum’ Tuğba Tekerek - Hüsnü Şenlendirici: ‘Artık çoraplarımı kendim giyiyorum’ Tuğba Tekerek - Hüsnü Şenlendirici: ‘Artık çoraplarımı kendim giyiyorum’ Tuğba Tekerek - Hüsnü Şenlendirici: ‘Artık çoraplarımı kendim giyiyorum’ Tuğba Tekerek - Hüsnü Şenlendirici: ‘Artık çoraplarımı kendim giyiyorum’ Tuğba Tekerek - Hüsnü Şenlendirici: ‘Artık çoraplarımı kendim giyiyorum’ Tuğba Tekerek - Hüsnü Şenlendirici: ‘Artık çoraplarımı kendim giyiyorum’ Tuğba Tekerek - Hüsnü Şenlendirici: ‘Artık çoraplarımı kendim giyiyorum’
Tuğba Tekerek köşe yazılarını web sitenize ekleyin

“Şenlendirici” sahnelerde takılmış bir soyadı değil, ailede kuşaklardır süren müzik geleneğinin nüfus kütüğüne işlenmiş hali... Şaka gibi ama 34 yaşındaki Hüsnü Şenlendirici bu yıl müzik yaşamında 30’uncu yılını kutlamaya hazırlanıyor.

Şenlendirici’nin İzmir Bergama’da bir Çingene mahallesinde dört yaşındayken başlayan klarnet macerası okul başlayınca tatil dönemlerinde İstanbul’da restoran ve pavyonlarda sürdü. Önce perküsyoncu Okay Temiz’in grubunda yeralan Şenlendirici Laço Tayfa, Brooklyn Funk Essentials, Taksim Trio gibi gruplarla çalmaya başlayınca hem Türkiye’de hem de yurtdışında önemli bir takipçi kitlesi oluşturdu. Ama Türkiye medyasının gündemine düşmesi iki kadının arasında kalmasıyla oldu.

Şenlendirici, bu çalkantılı dönemden sonra çekildiği inzivadan Yunanlı grup Trio Chios’la birlikte yaptığı Ege’nin İki Yanı albümüyle çıktı. “Asıl geri dönüşümü bu yıl yapacağım solo albüme saklıyorum” diyen Şenlendirici aşağıda okuyacağınız söyleşide geçen üç yılda neler yaşadığına dair ipuçları verdi.

Bebek Parkı’nda yanıbaşımızda köpeği Mozart dolanırken, Şenlendirici bizi kendi çocukluğunun ve gençliğinin sokaklarında gezdirdi.

Siz üç yıl önce evliliğinizden, iki kadının arasında kalmaktan, magazinden sıkıldığınızı anlatırken “Artık hür yaşamak istiyorum” diyordunuz. Şimdi kendinizi hür hissediyor musunuz?

Ben evliyken de özgürdüm ama son dönemde biraz daha rahatladım. Ama insanın özgürlüğü sorumluluklarını ne kadar ciddiye aldığıyla ilgili. Çocuklar var, aileler var, dinleyiciler var. Sorumluluklarını ne kadar az ciddiye alırsan o kadar az özgür olursun. Düşünsene şuna (Mozart) su vermen lazım şimdi. O bile bir sorumluluk. Onunla olmak seni engelliyor. Ama bu bana koymuyor. Bana başka bir hürriyet gibi geliyor onunla ilgilenmek. Ben hem hür hem de bağımlı bir adamım.

Şimdi Mozart’ın mamasını suyunu veriyorsunuz. Eskiden de yapar mıydınız böyle şeyler?

Yok yok. Ben daha kalkıp su bile içmedim geçtiğimiz yıllara kadar... Ama sonra sonra...

Suyu hep birileri mi getirip veriyordu?

Annemdi, eşimdi, sevgilimdi, neyse işte... Ben ekmek elden su gölden yaşıyor gibiydim. Çoraplarımı bile bir başkası giydirirdi hep.

Gerçekten mi?

Tabii, öyle alışmıştık yıllar boyunca... Kıyafetlerimi, her şeyimi, baştan aşağı...

Sevgiliniz olmazsa çorabınızı giyemeyeceksiniz yani?

Giyemediğimden değil de... Ben öyle bir adamım işte. Ama artık giyiyorum.

Bu inziva döneminde çorabınızı giymeyi öğrendiniz. Başka?

Yalnız kalamadığımı keşfettim. Tek kalamıyorum. Tek başıma kaldığım zaman huzursuz hissediyorum kendimi. Mozart’ı almamın nedeni bu bile olabilir.

Siz kaç kardeşsiniz?

Üç kardeşiz. En büyük benim.

Size evin şımarık çocuğu diyebilir miyiz?

Tabii canım... Şımarık derken ben biraz fazla sevgiden, sevgi arsızı olmuş olabilirim. Hem anne hem baba sülalem bana çok önem verirler. İlk torun olmak gibi bir durum var. Beni çok severler, fazla severler...

Çocukken ailede şımarıkmışsınız ama dışarıda da içine kapanıkmışsınız galiba.

Biraz evet. O dönem ilkokulu bitirdiğimde gayet sessiz sakin biriydim. Birisi “Nasılsın” dediğinde “İyiyim” diyemiyordum utancımdan. Sonra babam beni eski Galata köprüsünün altındaki restoranlara çalmaya gönderdi arkadaşlarıyla. Sosyal olmam için... Sonra pavyonlar bilmem neler derken... Ben bir açıldım kabak çiçeği gibi bir daha kapanamadım.

Pavyonda bir çocuk olarak gördükleriniz sizi bayağı sarsmıştır herhalde...

Yoo sarsmadı aslında o kadar. Ben müzik camiasının içindeyim 8 yaşımdan beri. Babamın çalıştığı pavyona gidip köşede oturup onları izliyordum mesela. Uyukluyordum ama benim için o, dünyanın en eğlenceli, en güzel şeyiydi. Müzikal camiayla ilintili olan her şey benim için çekiciydi.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Tuğba Tekerek Makaleleri:
  1. Solun silahtan başka çaresi yoktu - 17.05.2012
  2. Beni buradan çıkar Celalettin - 16.05.2012
  3. Allah bu kadar kötü olabilir mi - 04.05.2012
  4. Ben kolesterole inanmıyorum - 20.11.2011
  5. Kürtler PKK’yı denetlesin - 30.10.2011
  6. Kopan koldan çiçekler yapmak - 16.10.2011
  7. “İlkokulda başörtüsü takılabilmeli” - 09.10.2011
  8. Ülkede federal laiklik olmalı... - 21.08.2011
  9. Seke seke giderken ‘çat’ duvara çarptım - 12.07.2011
  10. Ayşecik ineği Güzelpınar’da sağar - 17.07.2011
  11. Anayasada anadil yasağını kaldırırız - 17.06.2011
  12. AKP yüzde 100 olmak istiyor - 04.06.2011
  13. Türkiye iyi örnekti, şimdi gidişat tehlikeli - 29.05.2011
  14. Chantal Mouffe: ‘Siyasetin ta kendisi çatışma’ - 24.10.2010
  15. Meral Tamer: ‘Kitaptan sonra annem dirildi’ - 17.10.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  ‘Bomba düştü’ paniği
  Joey Barton’a 12 maç ceza verildi
  Metroda mahsur kaldılar
  Org. Özel: Türkiye bölgesel aktördür
  Fenerbahçe’nin muhtemel rakipleri
  Beşiktaş, Uğur Boral ile anlaştı
  Dünyanın en çok kazananı boksör Pacquiao
  Askerin ölümü intihar değil
  Çiller’e şantaj soruşturmada
  İki şehrin hikâyesi Madrid ve Tokyo
  Serap’ı molotofla yakanlara müebbet
  Burak’ın cezası bir maç düşürüldü
  Hizbullah liderinin öldüğü yalan
  Mersin İdmanyurdu Bobo’yu istiyor
  Milliler, Gürcistan’ı 3-1 mağlup etti

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 25.05.2012
Erdoğan’a ne oluyor
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 25.05.2012
29 Mayıs
MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 25.05.2012
Kürşat’la polemik!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 25.05.2012
Kıvılcım

Ali Abaday - 25.05.2012
Çocuktan öğren birey olmayı
DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 25.05.2012
İdris Naim Şahin: AKP’nin bilinçaltı
SOLAÇIK
Melih Altınok - 25.05.2012
Kusura bakmadık, kahrolduk Sayın Başbakan
GEÇ KALMIŞ YAZILAR
Namık Çınar - 25.05.2012
Sönmüş yıldızlar, köhnemiş ideolojiler
AĞLARIN İÇİNDEN
Fatih Uraz - 25.05.2012
Futbolun ölüp bittiği yok
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 25.05.2012
Medya, Facebook’la ilgili aldatıcı reklâm yaptı
-
Ali Erden - 25.05.2012
Bal ve kan diyarında trajediler
MÜBAREK CUMA
Ramazan Rasim - 25.05.2012
Peygamber Efendimiz Uludere için ne demişti
DAHA DA YAZMAM
Tuncer Köseoğlu - 25.05.2012
Ben Erkan Encü
TUVALE KARŞI
Tayfun Serttaş - 25.05.2012
Karolin’in suçu ve suçunun aleti
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Tuğba Tekerek - "Hüsnü Şenlendirici: ‘Artık çoraplarımı kendim giyiyorum’" başlıklı köşe yazısı
25.05.2012 05:46:24