
Tişörtündeki www.19.org yazısının altında büyükçe bir soru işareti var. Sahnede hiç dinlenmeden, yorulmadan, yüksek sesle, hızla konuşuyor. Aralarında Maraş’tan gelenlerin, Kemalist öğretmenlerin, başörtülülerin bulunduğu grubu başka türlü bir İslam anlayışına davet ediyor. Bu arada 22 yıldır yaşadığı Amerika’da, dine davetlerinden örnek veriyor: New York’ta metro çıkışında elimdeki dolarları havaya kaldırdım. Amerikalılara “İşte sizin Tanrınız bu” diye bağırdım. “Seçtiğiniz üç kişiyle tartışacağım, kaybedene isterse cips vereceğim”.
İslami kesimin tartışmalı ismi Edip Yüksel’in birkaç aylığına geldiği Türkiye’de ardarda yaptığı sohbetlerden bir kesit bu. Yüksel, dinleyicilerine 22 yıl önce ‘mürted’ ilan edilip ölüm tehditleri almasına sonra da ülkeyi terketmesine yol açan tezlerini şimdi rahatça anlatıyor: Tek yol gösterici “19 mucizesi”yle korunan Kur’an, diğerleri “kıldan tüydan şeyleri din zannetmek.”
Ancak, şimdi bu sözleri 80’lerdekinden farklı tınlıyor. “İnsanlar bu sıcakta nasıl kara çarşaf giyer” sorusunun, aklın sonsuz yüceltilmesinin bu zamanda en azından eskisi gibi hükmü yok. Ama Yüksel yine de, din ve dünya işlerine pervasızca çomak sokuyor, yer yer kafalarda soru işareti bırakıyor... Yüksel’le kendi din anlayışını ve bu anlayıştan yola çıkarak hazırladığı anayasa önerilerini konuştuk.
Siz İslam’da nasıl bir reform öneriyorsunuz?
Hadisle sünnetin reddedilmesi gerekiyor. Çünkü epistemolojik olarak, yöntem olarak tutarsız . “Kur’an yetersiz” hadislere bakalım dediğin noktada Kur’anla çelişirsin. Kur’an, kendisinin mufassal, detaylı olduğunu, Allahın kitabı olarak hidayet için yeterli olduğunu söylüyor.
Ayrıca hadisleri neye göre seçiyorsun? Diyor ki “Kur’an’a uygun hadisleri seçiyorum”. Güzel kardeşim, sen kafana göre Kur’an’a uygun zannettiklerini alıyorsun. Kur’ana uygunsa zaten, en güzel biçimde orada var. Aynı mantıkla Çin atasözlerinden de alabilirsin Marx’ın Kapital’inden de alabilirsin.
‘Mikrop’ diye nitelediğiniz hadislerden örnek verir misiniz?
Mesela (hadis alimi) Buhari’nin kitabı, mikrop dolu felaketli bir kitap. Peygamber cinsel sapık ona göre. Bir gecede 9 kadınla cinsi münasebet kuruyor. Bu hadisi rivayet eden kim? Peygamberi dikizlemiş. Bağışlayın beni bunu söylediğim için; bir hadise göre peygamber 30 erkek gücündeymiş. E bu Kur’an’la çelişiyor. Kur’an diyor ki “De ki; ben de sizin gibi bir beşerim.” Bizim gibi beşer, superman değil, seks manyağı değil. Ama hadise göre 30 erkek gücünde 9 kadınla şeyediyor. Matematik de bilsen 30-9; 21 erkek gücü boşlukta kaldı, “onu ne yapıyor” diye sorarsın.
Öyle rezaletler var ki orada. Ey Sünniler, kıl bırakıyorsunuz peygamberin sünneti diye ağzınızı misvakla şeyediyorsunuz, tuvalete sol ayakla giriyorsunuz. Kıldan tüyden şeyleri din zannediyorsunuz. Kur’anla alakası yok, peygamberin mesajıyla alakası yok. Peygamber size tuvalete nasıl gideceğinizi, kıçınızı nasıl yıkayacağınızı öğretmek için gönderilmedi.
Peygamber, sizin gbi benim gibi bir insan mıydı?
Evet. Sıradan bir insandı. Kur’an diyor ki “De ki ben de sizin gibi sıradan bir insanım.” Bir de şu var. Biz Allah’ın ismini tek başına söylüyoruz ama peygamberin ismini tek başına söylersek bu hakaret sayılıyor. “Sallallahu aleyhi ve sellem” diyelim. Hatta o da yetmez “Hazret” diyelim,hatta o da yetmez, “Kainatın efendisi” diyelim. Sanki Muhammed ismi kötü bir isimmiş gibi - haşa, “Muhammed” övülen demektir - hakaretmiş gibi “Sen niye hakaret ediyorsun” diyor.
Sizin bir de Türkiye için anayasa taslağınız var. Irak için yapılmış bir taslaktan yola çıkarak hazırlamışsınız. Burada “Ahlakdışı olan yasadışı olmak zorunda değil, uyuşturucu da cezalandırılmamalı” diyorsunuz. İdeal toplumda uyuşturucu serbest mi olacak?
Kesinlikle... Ben Amerika’daki uyuşturucu yasağına da karşıyım. Hatta şöyle ilginç bir hikayem var. Uyuşturucudan tutuklu bir evsizin davasında jüri üyesi olmuştum. Polis bir parkta tuvalette kokain buluyor, ufak bir şey 363 mg. Bu adam yerdeki iki tüple çekiyormuş kokaini. Atmışlar içeri, birkaç ayı hapiste geçirmiş. Ben olaya baktım; bu gariban adamın bütün yaptığı kendisini zehirlemek. Şimdi biz işimizi gücümüzü bıraktık 60 kişi geldik, dokuz jüri üyesinden birisi olabilmek için. 60 kişinin işi gücü kaç bin dolar eder. Mahkemede hakim var, para alıyor bunun asistanları var, avukatı var, savcı var, savcının yardımcısı var, gardiyan polisler var, şahitler var. Birsürü kişi bundan para alıyor. Üç gün süren birşey. Olay ne? Bir gariban adam kendini zehirliyor.
Siz ne dediniz jüride?
Ben “Bu ne biçim bir toplum, rezalet” dedim. O gece büyük sıkıntı yaşadım çünkü söz verdirdiler; yasaya uyacağım. Yasaya göre adamın cezalandırılması lazım.
Yazının devamını okumak için tıklayın.