
Ülkelerin ekonomik performansı deyince aklımıza ilk büyüme hızı geliyor. Eğer gelecek kuşaklar umurumuzda değilse ve içinde yaşadığımız dönemde büyüme hızını en yüksek seviyeye çıkartmak tek amaç ise, piyasa ekonomisi bu iş için biçilmiş kaftan.
Ama
dünyada aç insanların sayısı 1.000.000.000 oldu. Yani dünya üzerindeki her altı kişiden biri. Karnını doyuramayan, açlık içinde kıvranan insanların sayısı 1980’lerin başından beri hemen hemen 850 bin civarında idi. Bu sayı azaltılamadığı gibi son iki sene içinde bir de sıçrama gösterdi. Üstelik 2000’li yıllar dünya ekonomisinin hızla büyüdüğü altın yıllar idi. Bu durumda ne anladım ben piyasa ekonomisinin başarılarından, büyümeyi nasıl arttırdığından?
Küresel kriz kapitalizmin kriziydi, doğru. Hükümetler, bir kez daha tüm dünya ekonomik sistemini krize sürüklemiş olan “açgözlü kapitalistleri” kurtarmak için trilyonları seferber etti, doğru. Ama kriz yüzünden düşen gıda fiyatları, yoksulların çektiği açlığı bir nebze azaltmıştı. Şimdi kapitalizmin krizi atlatılıyor; yaralar sarılıyor, parti kaldığı yerden devam ediyor. Bu durumda açlık da artıyor. Çünkü gıda fiyatları yeniden yükselişe geçti.
Gıda fiyatlarındaki hızlı artış 2000’li yılların ikinci yarısında gerçekleşti.
Yazının devamını okumak için tıklayın.