TÜRKONFED (Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu) geçen hafta Türkiye’de Bölgesel Kalkınma: Farklılıklar, Bağıntılar ve Yeni Bir Mekanizma Tasarımı başlıklı bir rapor yayımladı. Akademik çalışmasının Sabancı Üniversitesi öğretim üyelerinden Alpay Filiztekin, Özgür Kıbrıs ve Mehmet Barlo tarafından yapıldığı bu rapor, Türkiye’de bölgesel kalkınma tartışmalarına çok ciddi yeni malzemeler sunuyor. (Geçen gün Pelin Cengiz bu raporla ilgili kapsamlı bir değerlendirme yazmıştı. Konuyla ilgilenenlerin bu yazıyı okumasını öneririm.)
Rapor, bölgesel kalkınmışlık farklılıkları konusundaki verileri biraraya getiriyor, matematiksel bir model üzerinden teorik bir mekanizma tasarımı geliştiriyor ve kalkınma ajansları uygulamasına ilişkin bazı gözlemleri aktarıyor. Çeşitli aşamalarında yakından takip etme imkânımın olduğu bu çalışmayı bu yüzden, teoriyi, pratiği ve veriyi biraraya getirmiş olması nedeniyle çok yararlı, bir o kadar da önemli buluyorum.
Çalışmanın daha henüz dumanı üzerindeki demokratik özerklik tartışmaları açısından da incelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu çalışma merkeziyetçi bir yapı ile bölgesel kalkınmışlık farklılıklarının aşılmasının bırakın pratikte, teorik olarak da imkânsız olduğunun kanıtını sunuyor.
Bölgesel kalkınmanın bir taraftan adalet, vicdan gibi etik değerlerle ilgili bir boyutu var ama öbür taraftan tamamen buz gibi bir mantıkla bakıldığında görülen son derece maddi bir boyutu var.
Yazının devamını okumak için tıklayın.