Son derece kritik bir eşikteyiz. Dünya ekonomik ve siyasi güç dengelerinde çok ciddi oynamalar var. Türkiye için de askerî vesayet sorunu, Kürt sorunu ve demokratik hak ve özgürlüklerin genişletilmesi gibi devasa konularda tam çözümün eşiğinde duruyoruz.
Dünyada ve Türkiye’de her şeyin iki uçtan birine gitme ihtimalinin birbirini dengelediği bu çok acayip belirsizliğin tam orta yerinde Türkiye ekonomisi gayet iyi bir performans gösteriyor. Öyleyse temel soru bu performansın devam ettirilip ettirilmeyeceği. Yanıt için önce dünya ekonomisindeki gelişmelerin bir ufak özetine göz atmak gerekiyor.
Geçen hafta dünya ekonomisinin gidişatında uzun süreden beri beklenen, bu yüzden sürpriz sayılmayacak ama yine de gerçekleşmesi son derece önemli bir gelişme yaşandı. Avrupa Merkez Bankası faiz oranlarını 0.25 puan arttırdı. Böylece küresel krizin ardından başlayan parasal genişleme döneminin sonuna gelinmiş oldu.
Bu kararının arkasında enflasyondaki yükselmenin yol açtığı endişeler yatıyor. Çünkü Avrupa Merkez Bankası’nın enflasyon konusunda çok katı bir tutumu var. Bir süre sonra Amerika Merkez Bankası da faizleri yükseltecek. Bu geçecek süre içinde ise avro dolar karşısında daha da güçlenecek. Avro zaten bu sene dolar karşısında neredeyse yüzde 9’a yakın değer kazanmıştı.
Dolar şu anda başlıca ticari partnerlerinin para birimleri karşısında gayet zayıf bir yerde.
Yazının devamını okumak için tıklayın.