Bu ülkede dört aydan kısa bir süre sonra genel seçimler olacak. Bu durumda normal olarak beklemeniz gereken şey ekonominin biraz daha canlandırılmasıdır. Oysa olan biten neredeyse bunun tam tersi. Merkez Bankası sürekli olarak zorunlu karşılık oranlarını arttırarak, piyasadan likidite çekerek ekonomideki ısınmayı önlemeye çalışıyor. Merkez Bankası’nın dün açıkladığı 2011 yılı ilk çeyrek enflasyon raporu önümüzdeki aylarda ekonominin nasıl bir seyir izleyeceğine ilişkin önemli ipuçları sunuyor.
Merkez Bankası’nın tesbitlerine göre Türkiye ekonomisinde 2010 yılının üçüncü çeyreğinde büyüme hızı bir parça yavaşladı. Ancak bu geçici bir durum oldu. Kısa vadeli göstergeler iç talebe dayalı ekonomik büyümenin kuvvetli bir biçimde devam etmekte olduğuna işaret ediyor. Özellikle kredi kullanımında hızlı bir artış var. Hem hane halklarına, hem de şirketler kesimine açılan krediler hızla artıyor. Kapasite kullanım oranı da geçen senenin aynı ayına göre, ocakta altı puan gibi kayda değer bir miktarda yukarıda.
Normal olarak bu kadar kuvvetli büyüyen bir iç talep, seçime giden her hükümetin pek hoşuna gider. Çünkü seçimlerdeki performans ile ekonominin performansı arasında kuvvetli bir ilişki vardır. Buna rağmen hükümet seçimler öncesinde popülist bir politika uygulamayacağının altını gayet kalın biçimde çiziyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.