Fransız otomotiv üreticisi Renault’nun, Clio 4 üretimini, üretim maliyetinin daha düşük olduğu gerekçesiyle Türkiye’de yapmak istemesi Fransa’da ciddi tepkilere neden oldu. Tepki gösterenlerin başında Sarkozy vardı. Fransız hükümeti Fransız işçilerin işlerini kaybetmemesi için Renault’nun üretimine Fransa’da devam etmesini istiyordu.
Fransız sendikalarının talebi de, gerekçeleri de iktidardaki Fransa sağı ile aynıydı. Buna karşılık, Türkiye’deki, özellikle Bursa’daki işçiler ve sendikaların çıkarı açıkça, üretimin Türkiye’de yapılmasındaydı. Bu örnekten yola çıkarak ekonomik milliyetçiliğin özellikle yeni sol çerçevesinde tartışılması gerektiğini düşünüyorum.
Ekonomik milliyetçilik milliyetçiliğin bir türü. Milliyetçiliğin daha geriye itilmiş olduğu toplumlarda bile güçlü kökleri var. Emperyalizme karşıtlığı temel siyasi öncelikler arasına yerleştirenler, her ne kadar işçi sınıfının enternasyonalizmine inansalar bile bu konuda pozisyon alırken zorlanıyorlar. Somut durumda karar bir parça hangi milliyetten olunduğuna göre değişim gösterebiliyor. Yani mesele tekil durumlara gelince, temel ilkelerden çark edilebiliyor.
Renault örneğine biraz daha yakından bakalım. Öncelikle, bu ilk akla geldiği gibi Fransa’nın Türkiye’ye karşı olmasından kaynaklanan bir dış politika meselesi değil. Çünkü Renault, hükümetten ve sendikalardan gelen baskılar sonucunda Slovenya ve İspanya’daki üretimini de Fransa’ya kaydırıyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.